Kaçırdıkları aktivistleri oraya özellikle götürecekler..
Kaçırdıkları aktivistleri oraya özellikle götürecekler..
Geçtiğimiz günde yaklaşık 40 gemiden ve 450 kişiden oluşan
Sumud Filosu tüm dünyaya insanlığı hatırlatmak adına yola çıkmış ve Gazze
ablukasını delmek için canlarını hiçe saymışlardı.
Bu insani girişimin
terör devleti tarafından hiç de şaşırmadığımız bir şekilde engellenmesi ve
aktivistlerin kaçırılması-genelde “alıkonuldu” gibi barbarlığın modern
terimleri kullanılsa da ben kaçırıldı diyorum”- haydut devletten beklenen bir
hareketti;beklenmeyen hareket, onlarca devletin vatandaşlarının kendi (devletlerinin) onurlarını ayakta tutmak adına göze aldıkları
bu harekete karşı gösterilen barbarlığa yeteri kadar ses çıkarmamalıydı.
Daha da acı olanı ise İsrail’in, dili dini ırkı ne olursa
olsun temelde insani ve vicdani bir noktadan
hareket eden bu insanları tüm dünyanın gözünün içine soka soka, kulaklarına
bağıra bağıra, açık açık terörist ilan
edip onları Ketziot Hapishanesi'nde bir süre hapsedeceklerini söylemesine yine
dünya devletlerinden şöyle dişe dokunu bir tepkinin gelmemesiydi.
Bu hapishane İsrail ordusunun özellikle “Birinci
İntifada” sırasında Filistinliler için inşa edilen en büyük toplamak
kampı konumunda olan bir yer. Aktivistleri burada bir süre tutacağını söyleyen
İsrail’in fino köpeği Ben Gavir’in bu yöndeki ısrarı, aslında dünyaya planlı
programlı bir meydan okumaydı.
O meydan okumaya henüz o ölçüde bir karşılık verilmiş değil.
Öyle ki İ; aktivistler arasında bulunan çevreci Greta Thunberg, Nelson
Mandela'nın torunu Mandla Mandela ve eski Kraliyet Hava Kuvvetleri pilotunun
olmasına rağmen İngiltere’nin bile sadece “İngiltere Dışişleri Bakanlığı,
İsrail yetkilileri tarafından Necef Çölü'ndeki bir hapishaneye götürülmesi planlanan
yaklaşık 470 aktivistin akıbeti konusunda endişelidir” açıklaması yapmaktan öte
bir girişimde bulunmaması “büyük güçler”in bile İsrail,dolayısıyla Amerika
karşısında nasıl bir acziyet içinde olduğunu göstermeye yetiyor.
Aktivistlerin görüldüğü yer konusunda yine İngiliz eski
subaylardan biri bir röportajında "Burası terörizmle suçlanan
Filistinlileri tuttukları yer, dolayısıyla onların refahı konusunda endişelerim
var; bu cezalandırıcı görünüyor.” Diyerek onların götürüldüğü ya da götürülecek
yerin aslında bilinçli seçildiğini de belirtmiş oluyor.
İsrailli yetkililerin bu yerin seçilmesi konusunda yaptığı
açıklamaya karşın da “Çok fazla oldukları için onları bir arada tutmaları
gerektiğini söylediler ama ben buna bir saniye bile inanmıyorum." Şeklinde
değerlendirme yaparak aslında kendisinin de İsail’in dünyaya vermek istediği bir
mesajının olduğunu belirtiyor.
Çevreci aktvist Thunberg’in de uçağa binmeden önce sosyal medyada "Bu
videoyu izliyorsanız, İsrail güçleri tarafından kaçırıldım ve iradem dışında
götürüldüm. İnsani yardım misyonumuz şiddet içermiyordu ve uluslararası hukuka
uygundu."şeklinde bir videolu mesaj yayınlamasına rağmen, bu yardım
talebine karşı “endişeliyiz” şeklinde
cevap verilmesinden biz de insanlık adına endişe duymuyor değiliz. Ayrıca
aktivist Thunberg’in ifadesine dikkat edin; İsrail tarafından ”alıkonuldum”
demiyor, “kaçırıldım” diyor. Hal böyleyken medyanın halen bu olayı “alıkonuldular”
şeklinde işlemesi utanç verici bir durum elbette.
Başka utanç verici bir durum da dünya insanının "Sanırım
birkaç ay boyunca burada, İsrail hapishanesinde tutulmaları gerekiyor ki,
terörist kanadın kokusunu alabilsinler.” Şeklinde aşağlıkça bir dil kullanan ne
olduğu belli olmayan yaratık Ben Gvir’i
muhatap almak zorunda kalması.
Evet, maalesef Dünya’nın, insan sperminden daha çok “domuz
”dışkısıyla yoğrulmuş bir yaratık olan Ben Gvir’i muhatap almak zorunda kalması
televizyon ekranlarında Gazze’nin yaşadığı daramı uzaktan izlemekten başka bir şey
yapamamanın verdiği acı ve utanç duygularını beraber yaşayan bizleri çilden çıkarmaya
yetiyor.
Tabi devletler bazında vahim olan bu durum
Ama devletler bazında durum bu kadar vahimken devletleri
oluşturan halkların duyarlılığı insanlık adına umut vericidir. Mesela İtalya
Başbakanı Meloni’nin Sumud Filosu’na yönelik baskını eleştirmemekte ısrar
etmesine rağmen İtalyan halkının sokaklara dökülüp hem Başbakalnarını he de
haydut devlet İsrail’i protesto etmesi, bununla da yetinmeyip genel greve
gitmeleri insanlık adına halen iyi şeylerin olabileceği umudunu doğruyor bizde.
Özellikle İtalyanların protestosuna katılan bir gencin "Dünyada
ve hükümetimize karşı olan bitene karşı öfkemizi ve kırgınlığımızı dile
getirmek, yardım filosuna ve her şeyden önce yüzyıllardır öldürülen, işkence
gören ve katledilen Filistin ve Gazze halkına desteğimizi açıklamak bizim
vatandaşlık görevimizdir" şeklinde cesurca açıklaması gelecekte iyi bir
dünyanın var olacağı umudunu da yeşertmeye yetiyor zihnimizde.
Yorumlar
Yorum Gönder