Acosta nu Savaşı & Üçlü İttifak Savaşı
Acosta nu Savaşı & Üçlü İttifak Savaşı
Güney Amerika’nın en popüler bitkilerinden “Mate Çayı” küçük
bir ağacın yapraklarından elde edilen bir çaydı. Kafein ve teobromin gibi
uyarıcıları içeriyor. Özellikle kilo verme ve yorgunluğa karşı kullanılıyordu.
Hatta “Che Guevara” bu bitkiyi astım hastalığına karşı kullanmıştı.
Peki bu bitki nasıl oldu da acımasız bir savaşın sebebi
oldu..?
Mate bitkisi Brezilya, Arjantin ve Paraguay tarafından
sanayi bitkisi olarak üretiliyordu. Hatta Paraguay bu bitkinin satışından
oldukça zenginleşmişti. Bu üç güney Amerika ülkeleri, aralarından çıkan
anlaşmazlığı savaşsız çözebilme olgunluğuna sahipti; ancak aralarına kara kedi
alınca bu olgunluk yerini saldırganlığa bıraktı. O kara kedi her zamanki gibi
sömürgeci sırtlanların en vahşisi İngiltere’ydi.
İngiiltere, sömürgesi olan Pareguay’ın zenginleşmesinden
oldukça rahatsızdı. Bunun için Pareguay’ın karşısına, komşuları olan Brezilya
ve Arjantin’i çıkardı ve de onları bir güzel doldurdu.
Tarihler 1850’leri gösterdiğinden Pareguay iktidarında
Carlos Antonio Lopez vardı. Aantonio Lopez iktidarı boyunca ülkesini Güney
Amerika’nın en güçlü ülkesi yapmak için çabalamıştı. Bunun için oldukça güçlü
bir ordu oluşturdu.
Anbtino bir yandan ülkesini güçlendirmek için çabalarken; diğer
yandan oğlu Francisco’yu iktidara hazırlıyordu. Francisco henüz 18 yaşındayken
babası tarafından general yapmıştı. 27 yaşına geldiğinde babası onu Fransa’ya
silah almak için yollamış ve o da gittiği Fransa'nın hükmettiği topraklara
bakarak, böyle bir imparatorluğa hükmetme hayalini kurmuştu.
Yurda döndüğünde hayalini babasıyla paylaşınca babası ona
“Şimdi güçlü bir ordumuz var. Ancak hükümdar olduğunda savaşmamaya, etrafındaki
ülkelerle müzakerelerde bulunmaya çalış, Diplomatça davran!” diye tavsiyede bulundu.
Antonio Lopez, ülkeyi kendi özel malı gibi yönetip ekonomiyi
dış dünyaya ve uluslararası ticarete kapamıştı;sadece ihracat yapıp kendi
silahlarını yapmaya başlamış ve dışarıdan herhangi bir ürün almayı
yasaklamıştı.
Her ne kadar kendisi oğluna mantıklı tavsiyelerde bulunsa
da, kendisi Güney Amerika ülkelerinin hemen hemen tamamının iç işlerine
karışmayı, iç savaşlarda taraf tutmayı alışkanlık haline getirmişti.
Lopez Brezilya’dan, onun Güney Amerika ülkelerinin kaderini
tek başına belirlemesinden oldukça rahatsızdı. Bunun için Arjantin’den
Brezilya’ya karşı ittifakta kendi yanında yer almasını istedi. Ancak Arjantin
bu teklifi geri çevirdi. Çünkü Paraguay’ın Mate bitkisinin ihracatını adeta
tekeline almasından rahatsızdı.
Tarihler 18652i gösterdiğinde Lopez 50 bin askerini Arjantin
üzerine yolladı. Artık savaş başlamıştı.Brezilya,Arjantin ve Uruguay,
Paraguay’a karşı birleşti ve savaşın adı da bu nedenle Üçlü İttifak Savaşı
adını aldı.
Üçlü İttifak, Paraguay ordusunu 3 yıl boyunca kuşattı. Lopez
ise pes etmiyordu. Pervasızca asker sayısını çoğaltmaya başladı. Halkı, onun
aklını kaçırdığını düşünmeye başlayacaktı. Akılını o denli yitirmişti ki, en
yakın subaylarının, hatta ailesinin bile kendine ihanet ettiğini düşünmeye
başladı.
Binlerce Paraguaylının tutuklanmasını emretti. Yetmedi,
binlercesini sorgusuzca idam sehpasına yolladı. İdam edilenle arasında, en
cesur subayları kız kardeşlerinin kocaları ve iki erkek kardeşi de vardı.
Tarihler 1870’i gösterdiğinde Lopez, on binleri bulan
düzensiz birlikleri ülkesinin kuzeyine, Brezilya saldırısını engellemek için
götürdü; başında bizzat kendisi vardı.
Savaş tarihin gördüğü en kanlı savaşlarından biri olarak
tarihe geçecekti. Soykırımın ta kendisi yaşanıyordu.
Bu savaş sonunda Paraguay nüfusu 525 binden 221 bine
düşmüştür. Öyle ki savaşacak erkek kalmayınca çocuklardan oluşan birlikler
savaşmıştı. Sağ kalanların sadece 28 bini erkekti. Lopez de 1870'te, Cerro
Cora'da elinde silahla çatışırken öldürüldü. Savaş sona erdiğinde ülkede
yetişkin erkek kalmamıştı.
Bu gün, Lopez için Paraguaylıların tamamı aynı düşünceye
sahip değiller; bazıları onu, “ülkesinin özgürlüğü için savaşan bir özgürlük
savaşçısı” olarak tanımlarken; bazıları da “kaçkın bir canavar” olarak
tanımlar..
Gerçek olan şu ki, ülkesinin özgürlüğü yahut kalkınması için
savaşan Lopez, zamanla hedefine ulaşamayacağını anladığında aklını yitiren
tehlikeli bir diktatöre dönüşen ilginç bir karakterdi.
Yorumlar
Yorum Gönder