Trump ,Amerika’nın “İsrail’i koruma politikası oyunu”nda level atladı.
Trump ,Amerika’nın “İsrail’i koruma politikası oyunu”nda
level atladı.
Trump Truth Social'da “İran anlaşması imzalanırken Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn,bu Ülkelerin tamamının, eş zamanlı olarak, İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamasının zorunlu olması gerek.” Mesajıyla İran’la olası bir anlaşmayı İsrail’in güvenliği şartına bağlamıştı.
Tabi Trump “yumuşak”
mesajlarla tatmin olacak bir karakter değil. Bu nedenle hemen ardından “İbrahim
Anlaşmaları süreci, Suudi Arabistan ve Katar'ın derhal imzalamasıyla başlamalı
ve diğer herkes bunu takip etmelidir. Eğer takip etmezlerse, kötü niyet
göstergesi olacağından bu Anlaşmanın bir parçası olmamalıdırlar.” Şeklindeki mesajıyla da tehdit ederek
karakterinin eksik yanını tamamlamış oldu.
Bu gün de anlaşmayı imzalamasını istediği ülke liderleriyle
görüştüğünü belirterek şu mesajı attı:
“İran İslam Cumhuriyeti ile müzakereler gayet iyi gidiyor!
Ya herkes için harika bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak - cepheye
ve çatışmalara geri döneceğiz, ama her zamankinden daha büyük ve daha güçlü bir
şekilde - ve kimse bunu istemiyor!
Cumartesi günü Suudi Arabistan Cumhurbaşkanı Muhammed bin
Salman El Suud, Birleşik Arap Emirlikleri Cumhurbaşkanı Muhammed bin Zayed El
Nahyan, Katar Emiri Tamim bin Hamad bin Halife El Thani, Başbakan Muhammed bin
Abdulrahman bin Jassim bin Jaber El Thani ve Bakan Ali el-Sevadi, Pakistan
Mareşali Seyyid Asim Munir Ahmed Şah, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El-Sisi, Ürdün Kralı II. Abdullah ve
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa El Halife ile yaptığım görüşmelerde, Amerika
Birleşik Devletleri'nin bu çok karmaşık bulmacayı bir araya getirmek için yaptığı
tüm çalışmalardan sonra, tüm bu ülkelerin en azından eş zamanlı olarak İbrahim
Anlaşmalarını imzalamasının zorunlu olması gerektiğini belirttim.
Bahsi geçen ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap
Emirlikleri (zaten üye!), Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn'dir
(zaten üye!). Bir veya iki ülkenin katılmamak için bir nedeni olabilir ve bu
kabul edilecektir, ancak çoğu, İran ile yapılacak bu anlaşmayı, aksi takdirde
olacağından çok daha tarihi bir olay haline getirmeye hazır, istekli ve yetenekli
olmalıdır. İbrahim Anlaşmaları, ilgili ülkeler (Birleşik Arap Emirlikleri,
Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan) için, çatışma ve savaş döneminde bile,
finansal, ekonomik ve sosyal bir patlama olduğunu kanıtlamıştır; mevcut üyeler
ayrılmayı veya ara vermeyi bile asla düşünmemiştir.
Bunun nedeni, İbrahim Anlaşmalarının onlar için harika
olması ve herkes için daha da iyi olacağı ve 5000 yıldır ilk kez Orta Doğu'ya
gerçek güç, kuvvet ve barış getireceğidir. Bu, dünyada şimdiye kadar imzalanmış
hiçbir belgeye benzemeyen bir saygınlık belgesi olacaktır. Önem ve prestij
düzeyi emsalsiz olacak! Suudi Arabistan ve Katar'ın derhal imzalamasıyla
başlamalı ve diğer herkes de aynı yolu izlemelidir.
Eğer imzalamazlarsa, kötü niyet gösterdikleri için bu
anlaşmanın parçası olmamalılar. Yukarıda adı geçen birçok büyük liderle
konuştuğumda, belgemiz imzalandığı anda İran İslam Cumhuriyeti'nin İbrahim
Anlaşmaları'nın bir parçası olmasından onur duyacaklarını söylediler. Vay
canına, bu gerçekten özel bir şey olurdu! Bu, bu büyük ama her zaman çatışma
halinde olan ülkelerin imzalayacağı en önemli anlaşma olacak. Geçmişte veya
gelecekte hiçbir şey bunu geçemeyecek. Bu nedenle, tüm ülkelerin İbrahim
Anlaşmaları'nı derhal imzalamasını ve İran'ın benimle, Amerika Birleşik Devletleri
Başkanı olarak, anlaşmasını imzalaması durumunda, bu emsalsiz Dünya
Koalisyonu'nun bir parçası olmalarının da bir onur olacağını zorunlu olarak
talep ediyorum.
Orta Doğu birleşik, güçlü ve ekonomik olarak güçlü
olacaktır.Belki de dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri olmayan bir bölge! Bu
gerçeğin bir kopyasıyla, Temsilcilerimden bu ülkelerin zaten tarihi nitelikteki
İbrahim Anlaşmalarına imza atma sürecini başlatmalarını ve başarıyla
tamamlamalarını rica ediyorum. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür
ederim!”
Diğer ülke liderlerinin Trump’a ne cevap verdiğini
bilmiyoruz tabi ama Trump’ın İran’la “normalleşmeyi” doğrudan İsrail’in
güvenliği şartına bağlaması, aslında sadece İsrail’in güvenliğini sağlamaya
yönelik bir “şart” değil Ortadoğu coğrafyasını İsrail aracılığıyla yeniden
şekillendirme adına İsrail’in hareket alanını genişletmeye yönelik bir girişim
olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Bu ülkeler arasında Türkiye’nin bu anlaşmayı imzalamaktan
imtina edeceğini sanıyorum ama Trump Türkiye olmasa bile Orta Asya’daki Türk devletlerinin olmasını
sağlamaya yönelik girişimlerde bulunacağı söyleniyor; bu ülkelerden en önemlisi
Azerbaycan olacaktır.
Bazı kaynaklar da ismini saydığı ülkeler arasında bulunan
Suudi Arabistan’ın ve kıralı Selman’ın bu anlaşmayı "Filistin devletinin
kurulması” şartına bağladığını ve bunu Trump’a bir kez daha ilettiğini söylese
de ( Selman ilk olarak geçtiğimiz yılın Kasım ayında "İbrahim
Anlaşmaları'nın bir parçası olmak istiyoruz, ancak aynı zamanda iki devletli
çözüme giden net bir yolun da güvence altına alınmasını istiyoruz"
şeklinde bir şartla karşılık vermişti ) Suudi Arabistan’ın son dönemlerdeki
girişimleri durumun pek öyle olmadığını gösteriyor.
Bu arada şunu da belirtelim: Trump’ın saydığı ülkelerden
Pakistan bu şartı kesin bir dille reddetti. Pakistanlı bir üst düzey yetkili “Trump'ın
açıklaması, İran ateşkes diplomasisini İbrahim Anlaşmaları etrafında daha geniş
bir baskı kurmak için kullanma girişimini yansıtıyor” şeklinde bir yorumda
bulundu.
Bunun dışında kamuoyu önünde herkesin duyabileceği veya okuyabileceği
şekilde bir “red” cevabını hiçbir ülkede göremedik maalesef.
1948’den bu yana Amerika için Ortadoğu’daki önceliği
devamlı İsrail’in güvenliği olmuştur.
Ama Trump bu politika oyununda “level atladı” ve İsrail’i Ortadoğu’nun mimarı
olarak görmeye ve bu tehlikeli “görüşü” kabul ettirmek için baskı ve tehditlere
yöneldi.
Fakat; Amerika’nın İran karşısındaki acziyeti ve İsrail’i
koruma konusundaki başarısızlığı Amerika’nın 'eski dayatma kapasitesini' oldukça
zayıflattığından ve Ortadoğu’da bir kutbun değil, Türkiye-Suudi Arabistan-İran
gibi birden fazla kutbun var oluşundan
dolayı Trump’ın tehdit şantaj ve baskıları ters tepemeye mahkumdur
Yorumlar
Yorum Gönder