Kayıtlar

Saldırı harcamalarına ayrılan devasa paralar

  Saldırı harcamalarına ayrılan devasa paralar Biz daha önce ülkelerin savaş alanındaki harcamaları için “savunma harcamaları” yada “savunma bütçesi”   ifadelerini kullanıyorduk-ki hali hazırda bu ifade kullanılıyor- ancak gelinen noktada savunma değil saldırı harcamaları dersek daha isabetli olur. “Saldırı bütçeleri”ne ayrılan paranın haddi hesabı yok. 2024’te saldırı bütçelerine küresel çapta ayrılan miktar 2.7 trilyon dolar gibi büyük bir rakamı aştı. Bunun 997 milyar dolarını ABD göğüslerken 314 milyar dolarını da Çin göğüsledi;tabi Rusya da 186 milyar dolarını.. Gelişmekte olan ülkelerin kendi milli gelirleri göz önüne alındığında aslında bu 3 ülkeden çok daha fazla saldırı bütçelerine sahip olduğunu görürsünüz. Hoş, gelişmekte olan ülkeler için “saldırı bütçesi” değil de “savunma bütçesi” ifadesini kullanmak yerinde oldur. Onların kimseye saldırma gibi ne bir dertleri ne de güçleri var.. Mesela Ukrayna milli geliri düşünüldüğünde savunmaya ayırdığı pay oldukça ...

Trump Venezuela'da hedefine ulaşabilir mi?

  Trump Venezuela'da hedefine ulaşabilir mi? Tüm emperyalist devletler herhangi bir bölgeyi ya da coğrafyayı gözlerine kestirdiğinde işgal öncesinde evrensel değerlerden hareketle bu değerler arasında en makulünü bulup onun üzerinden hem kendi kamuoylarına hem de dünya kamuoyuna yönelik dikkatli ve etkili bir   algı oluşturmaya çalışırlar. Bu algı yönetiminin başarılı sonuçlar vermesinin birinci koşulu bireylerin güvenlik endişelerini ön planda tutmaktır; ve Trump bu “endişelerden” en etkili olanını bulmuş görünüyor: Uyuşturucu kartelleriyle mücadele. Tabi bunun inandırıcılığı bir nebze var Amerikan halkında. Çünkü o coğrafya uyuşturucu kartellerinin güzergahı durumunda olabiliyor. Ama bu karteller için farklı mücadele yöntemleri varken Venezuela gibi devasa bir ülkeye ve o ülkenin liderine yönelik askeri harekat neden ilk seçenek olarak gündemde? İşte bu sorunun cevabı algıarın ötesinde bekleyen gerçeklik için çok önemli. Geçen haftaya kadar Trump’a her fırsatta sorulan...

Sosyalizmden Faşizme…

  Faşizm bir dindir. 20.yüzıl tarihe Faşizm Asrı olarak geçecektir.                                                                                                                   -   Mussolini- Sosyalizmden Faşizme… Adam sol fikirleri milliyetçi ve sağcı fikirlerle bağdaştırmayı başararak faşizmin kitabını yazdı. Her ne kadar bu düşünceleri de İtalyan filozof Giovanni Gentile’den alsa da onu yani faşizmi ete kemiğe bür...

Avrupa’nın “Kaos adamı” Viktor Orbán

  Avrupa’nın “Kaos adamı”   Viktor Orbán Macaristan’ın başbakanı   Viktor Orbán’ın   siyasi hayatında,Avrupa Birliği üyesi devletler için “dost” olarak görülüğü yıllardan “hain” olarak görüldüğü bu yıllara kadar   siyasi yaşamında bir çok kez zik zaklar çizdiğini biliyoruz. Tabi bu zik zaklar nedeniyle onu “omurgasız” bir siyasi figür olarak   tanıtan AB ülkelerine bakmayın siz; daha düne kadar onu yere göğe sığdıramıyorlardı.(Tabi bizce İslam düşmanı ve zoraki Siyonist aşığı bir adam) Orbán’ın dış politikası AB’nin politikalarıyla örtüşmediğinde tüm Batı medyasında ona yakıştırılacak şey elbette “omurgasız” veya “hain” ya da “Kaos adamı” olacaktır. Bir liman işçisi babanın oğlu ve de gençliğinde veteriner asistanı olarak çalışan Orban tüm AB için anlaşılabilecek ideal bir lider olarak ortaya çıkmıştı. Siyasete atıldığında liberallerle milliyetçileri hedef kitlesi olarak belirleyen Orban adeta melez bir parti kurma peşindeydi ve bu hedefini FIDESZ...

Bağımsız Filistin Devleti Ne kadar Yakın

  Bağımsız Filistin Devleti Ne kadar Yakın Tüm taraflar Trump’ın duyurduğu anlaşmayı kendi yörüngesine alıp o yörüngede kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayıp uygulamaya koyma peşinde. Tabi bu girişlerin başarılı olması masa başı diplomasi beceriyle alakalı bir durum. İlk açıklandığı şekliyle önümüze gelen planı her ne kadar İsrail’in   Gazze’yi sinsice kontrol altına almasına yönelik bir girişim olarak görsem de Özellikle Cumhur Başkanı Erdoğan’ın devlet akılıyla hareket edip anlaşmayı kendi yörüngesine sokması anlaşmayı apayrı bir noktaya sürükledi ve her ne kadar İsrail,-özellikle Netanyahu yanlısı- gazeteleri   “başardık” diye manşet atsalar da aslında onlar da Cumhur Başkanı’nın anlaşmayı getirdiği noktadan çok da memnun   olmadılar. Bu günlerde planın HAMAS tarafından   kabul edilemeyeceğini düşünen İsrail çok güvendiği Mahmut ABBAS’dan da ters köşe bir gol yedi. Mahmut ABBAS kendisiyle röportaj yapan ve barışı savunan İsrailli aktivistlerle bugü...

Trump’ın planı esasen milyarderlerin planı mı?

  Trump’ın planı esasen milyarderlerin planı mı? Bu aralar Trump’ın Gazze için patronuyla el ele vererek hazırladığı planı gündemden düşmüyor. Sözüm ona Gazze’ye barış getirecek olan planın doğruluğunu veya yanlışlığını değerlendirmeyeceğim elbette bu yazımda;asıl değerlendirmek istediğim ve değerlendirmemiz gereken bu veya sonrasında bu ikili ilgili hazırlanacak olan her planı uzun vadedeki hedefi.. Trump’ın ortaya attığı planda 4 Şubat’ta ortaya attığı ve her insan olanı şoka uğrattığı Riviera planı’nın yer almaması onun bu Riviera hayalinden vaz geçtiği anlamına gelmiyor, bir defa bunu açıkça söylemekte fayda var;Dünya siyasetine “emlakçı gözüyle” bakan bir adamdan bu planı terk etmiş olmasını ummak fazla iyimserlik olur. Tabi ki gerek Netanyahu,gerek se Trump’ta plan bitmez. Ve bitmeyen bu planlar her zaman kendi çıkarlarına hizmet eder. Amerika sadece Trump döneminde değil tarihi boyunca öne sürdüğü ve monoton bir bakışla insani diyebileceğimiz maddeleri içine alan anl...

Kaçırdıkları aktivistleri oraya özellikle götürecekler..

  Kaçırdıkları aktivistleri oraya özellikle götürecekler.. Geçtiğimiz günde yaklaşık 40 gemiden ve 450 kişiden oluşan Sumud Filosu tüm dünyaya insanlığı hatırlatmak adına yola çıkmış ve Gazze ablukasını delmek için canlarını hiçe saymışlardı. Bu insani   girişimin terör devleti tarafından hiç de şaşırmadığımız bir şekilde engellenmesi ve aktivistlerin kaçırılması-genelde “alıkonuldu” gibi barbarlığın modern terimleri kullanılsa da ben kaçırıldı diyorum”- haydut devletten beklenen bir hareketti;beklenmeyen hareket, onlarca devletin vatandaşlarının kendi (devletlerinin)   onurlarını ayakta tutmak adına göze aldıkları bu harekete karşı gösterilen barbarlığa yeteri kadar ses çıkarmamalıydı. Daha da acı olanı ise İsrail’in, dili dini ırkı ne olursa olsun temelde insani   ve vicdani bir noktadan hareket eden bu insanları tüm dünyanın gözünün içine soka soka, kulaklarına bağıra bağıra,   açık açık terörist ilan edip onları Ketziot Hapishanesi'nde bir süre hapsede...

Filistin'e yönelik bu diplomatik tanıma dalgası ve Kissinger'ın “kehaneti.”

  Filistin'e yönelik bu diplomatik tanıma dalgası ve Kissinger'ın “kehaneti.” Amerika ve İsrail dışında koyu bir Siyonist olan Arjantin Devlet Başkanı Javier Miley ve Siyonist uşaklığını yapan ve radikal bir Yahudi kökü olan Macaristan lideri Viktor Orbán el ele verip Trump yalakalığını sürdürürken Avrupa’nın geri kalan ülkelerin-buna savaşta olan Ukrayna da dahil- BM’de Filistin’i tanıdılar;tanımayla kalmayıp bazıları Filistin’le diplomatik ilşkileri başlatacaklarını bildirdiler. Her ne kadar 1967 sınırlarından geriye çok fazla bir şey kalmasa da var olan toprakların devlet olarak tanınması Filistinliler için büyük moral kaynağı olacaktır ve geriye ne  kaldıysa var olanı canla başla savunmaya devam edeceklerdir. Filistin'e yönelik bu diplomatik tanıma dalgasında kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden devletlerin farklı çıkarlarının bir noktada sonuçlanası yani Filistin’i devlet olarak tanıma noktasında nihayet bulması Ortadoğu’da İsrail lehine olan dengeleri te...

Trump’ın pişmanlığı ve kaçtıkları Afganistan’daki Bagram Hava Üssü’nün kıymeti..

  Trump’ın pişmanlığı ve kaçtıkları Afganistan’daki Bagram Hava Üssü’nün kıymeti.. 11 Eylül 2001’de Amerika’da İkiz Kulelerin sözüm ona El Kaide tarafından vurulmasını ve El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in Afganistan’da saklandığını öne sürerek bu bahaneyle Afganistan’a giren Amerika; 50.000’e yakın Afganistan ve Pakistanlı sivilin, 70.000 dolayında Afgan asker ve polisin, 51.000 Taliban mensubunun ve 2.461 ABD askeri olmak üzere toplam 175.000 kadar insanın hayatını yok ettikten sonra (Dolaylı ölümlerin sayısının ise 360 bin olduğu tahmin edilmektedir) eline hiçbir şey ama hiçbir şey geçirmeden 2021’de pılını pırtını toplayı kaçarcasına Afganistan’dan çekilmişti. Amerika sözüm ona Afgaistan’a demokrasi ve insan haklarını getirecekti ama Irak’ta olduğu gibi ölümden başka hiçbir şey getirmediği gibi sözde demokrasi getirmek için harcadığı 83 milyar doları askerî harcama olmak üzere günde 300 milyon dolardan toplam 2 trilyon dolar para çöp olup gitti. Bu da tabi Amerika’nın Vietn...

Siyonist Milyarderlere karşı “Aşırı Sağ”ın Milyarderleri..

  Siyonist Milyarderlere karşı “Aşırı Sağ”ın Milyarderleri.. Kim ne derse desin Siyonistlerin dünya hakimiyetini ellerine geçirmek için tüm vasatları, araçları kendi lehlerine kullanma kabiliyetleri üst düzeyde. “Bunu başka bir millet ya da başka bir toplum da yapamaz mı?” sorusunu duyar gibiyim; tabi ki yapar, hem de alasını. Fakat mesele şu ki Siyonizm’in dışında hiçbir toplum kişisel, toplumsal ve uluslararası ahlak kurallarını hiçe saymak istemez. Bu nedenle Siyonistler dışında dünya hakimiyeti için tüm vasıtaları kullanma kabiliyetine sahip değiller ya da böyle bir çizgide bulunmak istemezler. Zaten Siyonizm’in felsefesi ahlaksızlık ve sapkınlık üzerine inşa edilmiştir. Bu ahlaksızlık ve sapkınlık sadece uluslararası normları hiçe saymakla sınırlı değildir; kişisel   sapkınlıkların, ensest ilişkilerin normal görülmesi ve de   amaca ulaşmak için her kişiyi-çoluğu ve çocuğu, yaşlıyı hastayı- öldürmenin mubah sayıldığı sınırsız bir sapkınlıktan bahsediyorum. Şim...

"İsrail dünya adına canavarlar ve hayvanlarla savaşıyor” diyen Charlie Kirk’ü neredeyse aziz ilan edecekler

  "İsrail dünya adına canavarlar ve hayvanlarla savaşıyor” diyen Charlie Kirk’ü neredeyse   aziz ilan edecekler Tek kurşunla profesyonele öldürülen Amerikalı aktivist Charlie Kirk için Trump "Büyük efsane aramızdan ayrıldı. Herkes, özellikle de ben onu çok severdik. Amerika gençliğinin kalbini ondan daha iyi anlayan veya ona daha iyi dokunan kimse yoktu." Demişti. Kendisi için efsane olabilir. Çünkü onun kazanmasında Kirk’ün etkisi oldukça büyük. Hatta İsrail için de efsane olabilir. Çünkü İsrail politikalarını canla başla savunan –her ne kadar zamanla ufak ufak eleştiriler yöneltse de bu eleştiriler Filistin politikasına yönelik değil Netanyahu’nun stratejileri üzerineydi- biriydi ve onun içindir ki Trump, Netanyahu ve Ben-Gvir’in duasını hak etti. Tabi Trump dua etmekle kalmadı; Kendisine en yüksek Amerikan nişanı olan Özgürlük Madalyası vereceğini ilan etti ve onu "neslinin devi" olarak nitelendirdi, Amerikan bayrağının yas nedeniyle Amerika genelind...