Kayıtlar

Kurtuluş Savaşı’ndaki Casuslar.. -Bölüm 1-

Resim
  Kurtuluş Savaşı’ndaki Casuslar.. Bölüm 1- Milli Mücadelenin duyulmayan, bilinmeyen isimleri oldukça çoktur. Bizler buz dağının görünen yüzünü tanırız; ancak görünmeyen ve de o buz dağını zirveye kadar çıkaran isimlerin bazıları istihbaratıyla, bazıları eğitim neferliliğiyle,bazıları da süngüleriyle katkıda bulundular. O isimlerden biridir Fuat Bey. Fuat BALKAN. İyi bir istihbaratçı, iyi bir casustu. Casus deyince o yıllarda aklımıza İstanbul ve Ankara’da yığınla bulunan İngiliz Gizli Servisine alışanlar gelse de ilk etapta, Millî Mücadelenin de casus ağı pek hafife alınacak gibi değildi. İngilizlerin casusları paraya taparlardı adeta. Götürdükleri her haber ama her haber için karşılığında para alırlardı. Haberlerinin birçoğunun satıla bilirliği olmamasına rağmen İngilizler onlara ufak ta olsa belli bir miktar para vermekten çekinmediler. Ama o İngiliz casuslarının derdi vatan olmadığından bir çok yalan ve sahte haberler İngilizlerin kafasını karıştırmaya başladığından İngilizler ...

Pol Pot -Bölüm 1- ( O “Taş Devri Kominzm” rejimiyle 2 milyon insanı öldürdü..O , diktatörlüğün acımasızlığında çağının benzersiziydi…Ama sonu kendi kurduğu rejimin elinden oldu..)

Resim
  O “Taş Devri Kominzm” rejimiyle 2 milyon insanı öldürdü..O , diktatörlüğün acımasızlığında çağının benzersiziydi…Ama sonu kendi kurduğu rejimin elinden oldu.. Pol Pot Bölüm 1- İyi Okumalar.. Sizi, gelişi ve gidişiyle Hitler veya Mussolini gibi diktatörlerle benzerlik gösteren biriyle daha tanıştırayım. Pol Pot. İsmi bir Hitler kadar, bir Mussolini kadar duyulmasa da yüzyılın gördüğü en sağlam ve en zalim bir iki diktatörden biriydi. Kimdi peki bu diktatör? Hangi ülkenin diktatörüydü kendisi? İnsanların bir ütopya uğruna robotlaştırıldığı, sistematik olarak katledildiği Kamboçya’daki rejimin başındaki diktatörün öğrencilik yıllarında adı Saloth Sar’dı. “ Yaptıkların karşısında bir sorumluluğun ve pişmanlığın var mı?” sorusuna verdiği “Ben dünyaya bir mücadele için geldim, insanları öldürmek için değil. Şu halime bir bakın? Benim vahşiye benzer bir halim var mı? Diye cevap veren adam ülkesinde 2 milyon kişiyi öldürtmüş ve ülkesini mezarlığa çevirmiş biri olarak akıl almaz bir d...

Pol Pot-- Bölüm 2 ( O “Taş Devri Kominzm” rejimiyle 2 milyon insanı öldürdü..O , diktatörlüğün acımasızlığında çağının benzersiziydi…Ama sonu kendi kurduğu rejimin elinden oldu..)

Resim
  O “Taş Devri Kominzm” rejimiyle 2 milyon insanı öldürdü..O , diktatörlüğün acımasızlığında çağının benzersiziydi…Ama sonu kendi kurduğu rejimin elinden oldu.. Pol Pot Bölüm 2 İyi Okumalar.. Pol Pot’un tüm okulları kapattığını söylemiştim. Pol Pot okullar kapattıktan sonra buraları tam anlamıyla infaz kamplarına dönüştürdü. Ülkedeki bütün öğretmenleri toplattı ve "Siz öğrencilere kapitalist sistemi öğretiyorsunuz." diyerek neredeyse hepsini katletti. Tabi bu arada kendisi de bir zamanlar öğretmendi bunu da söylemekte fayda var. Neden bir Hitlerden veya bir Mussolini’den daha acımasızdı biliyor musunuz? Evet, bu anlattıklarımla bildiniz belki ama daha acısı vardı: Öldürdüğü kişilerin aileleri ve yakınları ileride isyan edebilir diyerek onları da öldürtmüştü. Bebekleri ve çocukları ise kafalarını ağaçlara, mermerlere vurarak öldürtmüştü. Gözlük kullananları da öldürdüğünü söylemiştim. Buna birde kol saati takanlar ve elleri nasırlı olmayanlar da eklenmişti. Evet, kol saati ...

Osmanlı'nın İlk Yıllarına Küçük Bir Gezinti..

  Osmanlı'nın İlk Yıllarına Küçük Bir Gezinti.. -İyi Okumalar- Beyliğini bir uç beyliği konumuna getiren Ertuğrul Bey öldükten sonra henüz 23 yaşındayken babasından boşalan posta oturmuştu Osman Bey. Gerçi babasının son zamanlarında asşiret reisliğini yürüterek, babasından sonra bey olacak kişinin kim olduğunu belli etmişti. Osman Bey beyliğe geldikten sonra bir süredir duran fetih hareketleri yeniden başlamıştı. Aslına bakarsanız biraz şanslı hissediyordu kendini; zira kendisini kardeşleri de tanımış ve kendisine biat etmişlerdi. Ancak zaman ilerledikçe en çok korktuğu şey başına geldi; kanından birinin kanını döktü; Amcası Dündar Bey’in. Dündar Bey o dönemde doksanlık bir ihtiyardı. Ancak devlet işlerinden elini ayağını da çekmiş değildi. Osman Bey, Karacahisar’ı zapt ettikten sonra bu şehir pazarına gelecek yabancılara ait eşyalardan vergi alınması meselesini görüşmek için bir meclisi meşveret toplamıştı. Bu mecliste hazır bulunan amcası Dündar Bey, vergi alınmasının komşu Rum ...

Vahdeddin Ve Atatürk --Bölüm 2--

  Vahdeddin Ve Atatürk -Bölüm 2- Tabi onun bu konuşmalarına Padişah çok öfkeleniyor ve şu cümleleri sarf ediyordu: “Abdülhamit askerlerine, İttihatçılar kendilerine güveniyorlardı. Biz de düşman donanmasına değil, milletin muhabbetine güvenmeliyiz. Biz muhabbet değil, nefret yaratarak yanlış bir yolda yürüyoruz. Allah sonumuzu hayır getirsin.” Evet Damat Ferit, sanki dışardan emaneten getirilmiş bir başbakandı. Ali Fuat Bey’in dediği gibi “bukalemun gibi adamdı. O kadar dengesizdi ki bir saat önce çekiştirdiği adamı bir saat sonra müsteşar yapardı.” Tam bir İngiliz aşığıydı. İngiliz Amirali Calthorpe’ye, ‘Padişahın ve benim yegâne ümidim: Allah’tan sonra İngiltere’dir,’ diyebilmişti. Sultan Vahdeddin’e Damat Ferit Paşa’nın sadrazamlıktan alınmasına yönelik birçok ricalarda bulunulmuştu. Fakat Vahdeddin İngilizlerle olan denge siyasetinde Damat Ferit’ten faydalanmayı düşünüyor ve bu nedenle onun ne olduğunu bildiği halde görevden almıyordu. Nitekim onun için şöyle dediğini aktarırl...