Ne ara insanlığınızı kaybettiniz! “Benden Olmayan Herkes Ölsün” Duygusu
Ne ara insanlığınızı kaybettiniz!
“Benden Olmayan Herkes Ölsün” Duygusu…
C.Başkanı Covid’e yakalandığını duyurduğunda insanlığımızdan
utanacağımız mesajların ardı arkası kesilmedi. Nasıl bir ahlaksızlıktan
geçtiler hayatları boyunca bilmiyorum, bildiğim tek şey zavallı ruhlarını
tatmin ederken sergiledikleri aşağılık tavırlar.
“Benden olmayan ölsün ”mantığı bu aşağılık duyguların
pervasızca kendini gösterdiği mantıktır. Nasıl bu noktaya gedikleri konusunda
bir çok fikir öne sürülebilir. Ancak otaya atılacak hiç bir neden insanlık
sınırlarının dışına çıkmayı gerektirmez.
Siyasilerin kendi aralarındaki siyaset yarışını, kavgasını,
sözlerini kendileri için bir bahane gören bu zavallılar unutmasın ki gün gelir birbirlerine
en ağır lafları söyleyen siyasetçiler el sıkışır; onlar ise sergiledikleri
insanlık dışı iğrençlikleriyle baş başa kalırlar.
Nitekim Sayın KILIÇDAROĞLU’nun “geçmiş olsun” mesajı siyasetin
ayrı, insan olmanın ise apayrı olduğunu göstermeye yeter. Ancak ne hazindir ki
gönül verdikleri parti liderinin bu inceliğini bile eleştiri yağmuruna tutup “neden
geçmiş olsun dileklerini iletiyorsun, bırak ölsün!” diyebilecek kadar insanlık
adına utanç verici zavallı ruhların yorumlarına şahit oluyoruz.
Habil’in ölmesini içinden geçiren Kabil’in soyunu taşıyanlar
ellerine fırsat verildiğinde tıpkı Kabil gibi bu isteklerini en acımasız
biçimde eyleme dökeceklerinden hiç şüphem yok. Çünkü faşizm bu tüp zavallıların
ruhlarının en kırcal damarlarına yerleşmiştir. Bu damarlardan bu insanlık dışı isteği söküp atmak hiç de kolay
değildir;hatta imkansızdır. Büyük ihtimalle bunların yetiştireceği çocukları da
(ki Allah onları büyüklerinin bu insanlık dışı duygularına sahip olmaktan korusun)
bu duygu(suzluk)larla yetişecektir.
Gelecek neslin bu bağlamda oldukça gaddar ve vicdani
değerler taşımayan nesil olmasından edişe ederim her daim.
Nefret had safhaya ulaştığında, varlığıyla baş edebilecek
güçleri olmadığında birinin ölmesini istemek hatta acılar içinde kıvranmasını
istemek esasında bu beklentide olanların ne kadar zavallı ve aciz olduklarını da
gösteriyor. Bu zavallılığın ve çaresizliğin içinde debelendikçe batan bir ruh
hali en hafif tabirle acınası bir ruh halidir. İlaç tedavisi veya terapi seanslarıyla
bu tür hastalıkları tedavi etmek imkansızdır.
Düşünün ülkesini idare eden liderin ölmesi onun açısından
ülkeye huzur getirecektir(!) Yani, huzur yuvasını birinin ölümü üzerine kurmayı
kurgulayan bir zihniyet. Bu zihniyetin gündelik hayatında da aynı duyguyla
hareket ettiğini düşünün! Tam bir facia..
İçindeki kötülüğün dışa yansımasına engel olamayan bu
ruh(suz)lar, hayatın normal akışında bile birilerine zarar verme, kasıtlı
olarak toplumun huzurunu bozama potansiyeli taşırlar. Bu potansiyel, bu
yansımanın en önemli belirtisi olarak kendini gösterir.
Kendince haklı bulduğu, hak ettiğini düşündüğü kişilerin
ölmesini istemek, öldürmek ya da öldürülmesini teşvik etmek, adına cinayet
denilmeyen ama özünde cinayet olan eylemlerdir. Bu yorum abartı gelebilir ancak
ben işin yasal boyutunda değilim;insani değerler boyutundayım.
Nasıl olup bir insanın başka bir insanın ölmesini içtenlikle
istemesini merak ederiz.Bu tür kişileri topyekün “hasta” kabul etmek aslında
hastalara yapılan büyük bir haksızlıktır. Psikolojik rahatsızıkla
açıklanabilecek bir durum değildir. Bu tamamen kendilerinde, kendilerinin
kabullenmediği tüm olumsuzlukları ölmesini istedikleri kişilere yüklemenin
verdiği bir motivasyondur.
Esasında bu motivasyon aileden öğrenilmiş de değildir. Bu
bağlamda ailelerine haksızlık da yapılamaz.Bu tamamen herkesin içinde
bulunan antisosyal dürtülerin kontrolsüz
biçimde dışa vurumuyla ilgilidir.
Başkalarından yararlanmak, kendimize ait olmayan bir şeyleri
almaya çalışmak, birilerinin kötülüğünü istemek herkesin en azından aklından
geçer. Ancak bazı insanlar bu antisosyal dürtüleri ileri derecede taşır ve dışa
vuran davranışları olur.
Dr. Otto F. Kernberg, psikopatların genel olarak narsisistik
bir kişilik bozukluğundan muzdarip olduğunu öne sürmüştür.
Bunu “Sadece çıkara yönelik ilişki kurar, ahlak kurallarına
değer vermezler. Narsisizm bir insanın kendini yüksek görmesi ve kendi
benzersizliğine inancı olarak tanımlanabilir, patolojik ya da değildir.
Psikopatlarda bu aşırı bir boyuttadır; kötü niyetle, yaşayan bir kötülüğe
dönüştürülür.” şeklinde açıklamıştır.
İşin başka bir yönü de eksiklik yönüdür. Hem insaniyet hem
de akıl ve fikir konusunda ciddi eksikleri olan kişilerde birinin ölmesini
isteme arzusu vardır ve bu arzu insani duygulardan da yoksun olduğunda kendini
pervasızca açığa çıkarır.
Velhasıl biz biz olalım herhangi bir siyasinin ölümü
üzerinden geleceğimizi şekillendirmeye,üstelik huzur bulmaya kalkmayalım.
Yorumlar
Yorum Gönder