Kurtuluş Savaşı'nda Casuslar...-Bölüm 2-
Kurtuluş Savaşı'nda Casuslar
Bölüm 2
Yazımın birinci bölümünde İngiliz Kemal’de kalmıştım. Bakalım İngiliz Kemal Kimmiş?
Amerika'nın gizli ajanları, İngilizlerin James Bond'ları istihbarat tarihinde asla unutulmazlardı. Ancak bizim de öyle bir ismimiz vardı ki Bond’lar yanında sönük kalır, “biz de ajan mıymışız?” diyerek yüz asarlardı.
Gerçek adı Ahmet Esat Tomruk’tur. Kendisi bir İngiliz aile tarafından yetiştirilmişti. Anadolu’nun en zor yıllarında aslını unutmayan biri olarak tarihe adını yazdıracaktı İngiliz Kemal.
Tabi neden İngiliz denmiş onu da söyleyelim..
Bazıları İngiliz bir ailenin yanında büyüdüğü için diye yazar; bazıları da Galatarasay Lisesi'nde okuduğu sırada, gösterdiği başarılar ile İngiltere'ye burslu olarak gönderildiğini ve burada aldığı eğitim ile yabancı dili, İngilizceyi akıcı biçimde konuşacak düzeyde ülkesine döndüğünü yazar.
Döndüğünde o dönemde ülkenin her köşesinde cirit atan Teşkilat-ı Mahsusa’nın dikkatini çeker İngiliz Kemal. Tabi ilk etapta bu şahsın bir İngiliz ajanı olabileceği üzerinde durarak uzun süre gözaltında tutmuş teşkilat bunu.
1914 yılında İstanbul'a dönen Ahmet Esat, 1918 yılında İstanbul'un işgali ile İngilizlere esir düştü. Burada zulüm ve işkenceye tabi tutulan Ahmet Esat, çokça kez kaçış girişiminde bulununca İngilizler tarafından tehlikeli bulunarak Çanakkale sahra hapishanesine gönderildi, ancak bu karar İngilizler için oldukça kötü bir karar oldu.
Burada Hint Müslüman askerlerle yakın ilişkiye giren Ahmet Esat, onların sempatisini kazanarak buradan kaçmayı başarmış; kaçtıktan sonra Biga'da Kuva-yi Milliyeciler'e sığınmıştı..
Buradan Ankara'ya gönderilen İngiliz Kemal, Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile tanıştırıldı. Kuran, silah ve bayrağa el basarak yemin eden Ahmet Esat, artık bir Türk ajanı olmuş, İngiliz Kemal ismi ile istihbarat hizmetlerinde bulunmaya yemin etmişti.
İngiliz Kemal'in ilk ve en önemli görevi, Yunanistan'a yaptığı sefer oldu. Buraya ABD'li bir gazeteci kılığında giden İngiliz Kemal, Rodos'ta kumar oynayarak kazandığı para ile lüks içinde yaşamaya başladı. Adını kısa sürede Yunanistan'ın her kesimine yayan İngiliz Kemal, Yunan ordusu ile bile arkadaşlık etti, en gizli toplantılara katıldı.
Bu toplantıları sırf popülaritesi sayesinde takip edebilen İngiliz Kemal kısa sürede Ankara'ya büyük istihbarat bilgileri servis etti. Aylar boyunca burada bulunan Ahmet Esat isimli İngiliz Kemal Yunanları o kadar inandırdı ki, bir ara ondan şüphelenip tutuklamaya çalışan bir mahkeme hakimi dahi yetersiz delil bulunmasından dolayı serbest bırakmak durumunda kaldı.
İzmir işgal edildiğinde boş durmadı İngiliz Kemal.
Burada birçok eyle e imzasını attı. Teşkilat-ı Mahsusa’nın göz bebeği konumuna geldiğinde daha fazla ses getireceği işlere adadı kendini. Kazım ÖZALP’İ bilirsiniz. Balkan Savaşlarında ve Millî Mücadele’de fedakâr işler yapan ve 1924 ve 1935 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevini sürdürmüştü.
Ne ilgisi var İngiliz Kemal’le? Diye sorabilirsiniz. ÖZALP İngiliz Kemal’i Anzavur ayaklanmasında kullandı. Şöyle diyordu ÖZALP İngiliz Kemal’le ilgili:
..Anzavur ’un niyetini tam olarak öğrenmek lazımdı. Bunun için İstanbul’a gelen İngiliz Kemal’i Bandırma’ya göndermeyi düşündüm. Kemal’e teklifte bulundum ve o da kabul etti. Kıyafet değiştirdi ve Amerikan mümessili (temsilcisi) olarak gidip Anzavur ‘un münasebetlerini niyetini öğrenecekti…”
ÖZALP İngiliz Kemal’i nihayet yolluyor Bandırma’ya.
Bandırma’ya gelen İngiliz Kemal artık Amerikan gemisinden çıkmış olan Mr. Düri idi. Kendisi gemiden inişinden bir Rum evine yerleşene kadar büyük hürmet gördü. Düri, rolünü oldukça iyi oynuyordu. Yunanlıların ayinlerine katılıp Türklerin perişan olması için sözde dualar ediyor ve birçok üst düzey Yunanlıyla ilişki kurmayı da ihmal etmiyordu.
Nihayet aracılar vasıtasıyla Anzavur ’la görüşmeyi başarıyor. Anzavur ‘un, kendi kuvvetiyle övündüğünden bahseder Mr.Düri.
Anzavur Mr. Düri ’den bir takım isteklerde bulunmayı ihmal etmiyordu. Ne de olsa Mr. Düri Amerikan mümessili idi. Düri, Anzavur ‘un isteklerini özenle not alıyor ve en kısa zamanda istenilen ihtiyaçların karşılanacağını söyler ve veda ederek ayrılır.
ÖZALP’a Anzavur ile ilgili hayati bilgiler getirmiştir. ÖZALP bu bilgileri derhal Mustafa Kemal Paşa ile paylaşır ve nihayetinde isyana yönelik izlenecek yol net olarak belirlenir.
Yılları büyük maceralar ve ölüm tehditleri ile geçen İngiliz Kemal 1924 yılında emekli olmaya karar verdi. Millî Mücadele dönemini içeren anılarını yazıp yayınlayan Ahmet Esat "İngiliz Kemal" soyadı kanunu ile Tomruk soy ismini aldı ve İstanbul'a yerleşti.
Burada uzun süre tercümanlık yapan Türk ajanı, 1932 yılına kadar da rekortmen ve şampiyon bir hafif sıklet boksörü oldu. 11 Şubat 1943 yılında İngiliz aktrist Dorothy Minnic ile evlenen İngiliz Kemal 1966 yılında yine İstanbul'da hayata veda etti.
Bu anlatıların yanında bir de çift taraflı casuslar da vardı. Örneğin Pandikyan bunlardan en önemlisiydi.
İngiliz, İran ve Türk pasaportlarını taşıyan nadir kişilerden biriydi Pandikyan. İngiliz İstihbarat Karargâhı’nda tercüman olarak çalışan Pandikyan Efendi, çok iyi derecede Türkçe bilen İngiliz istihbarat subayı “Yüzbaşı Bennet”in tercümanlığını yapıyordu. O sıralar 20’li yaşlarında olan Bennett,Mustafa Kemal’in Samsun'a gidebilmesi için gerekli olan “izin belgesi”nin altına imza atan istihbarat subay olduğunu da söyleyeyim.
Pandikyan Efendi’nin, İngilizler adına casusluk yaptığı sırada, İttihat ve Terakki Cemiyeti bünyesinde kurulan “Karakol Teşkilatı” tarafından çocukları kaçırılır.
Çocukları “rehin” bir vaziyette iken “Karakol Teşkilatı” üyeleri ile görüşen Pandikyan Efendi;
Güya, “gözü boyandığı için İngilizler adına çalıştığını ve bundan çok utandığını(!)” söyleyerek, Millî Mücadele saflarına katılma kararı alır. Yine İngilizlere çalışacaktır ama bu sefer Türkler adına casusluk y“Ailemi, çocuklarımı size rehin ederken şerefim ve namusum üzerine söz veriyorum. Bu dakikadan itibaren hem düşmanın parasını alacağım hem de emrinizde olarak vatanıma hizmet edeceğim” diyerek bir de ant içer.
İlhami Soysal’ın, “Kurtuluş Savaşında İŞBİRLİKÇİLER” adlı kitabında Pandikyan Efendi’den şöyle bahsedilir:
“Ve bu Pandikyan Efendi, İngiliz memuru olmasına rağmen Kuvayı Milliyecilerin İstanbul’dan kaçırdıkları cephanenin Anadolu’ya ulaşmasında yardımcı olmaktadır.”
Mustafa Kemal Paşa’nın istihbarat şefi Aziz Hüda-i Akdemir Pandikyan için şöyle demiştir:
“Pandikyan iki taraflı çalışmış bir casustur. Pandikyan, ne suç işledi ki yurda girmedi bilmiyorum. Ben, yalnız Pandikya’nın kötüleri az, iyileri çok hizmetlerini hatırlıyorum. Pandikyan bize hizmetlerini parayla yapmamıştır…
İlginç olan mütareke basını tarafından; “Gayrimüslim vatan şehidi” ilan edilmişti Ermeni casus Arman Pandikyan. Tabi şunu da belirtmekte fayda var:
Pandikyan’a İstiklal Madalyası vermenin doğruluğunu, yanlışlığını elbette tartışacak konumda ve birikimde değilim anca buna sahip çıkmanın hiç olmazsa onda biri oranında kendi MİT’imize sahip çıksak hiç fena olmaz…
-Fkd-


Yorumlar
Yorum Gönder