Somaliland’ı tanıması Netanyahu’nun Diplomatik çaresizliğinin sonucudur
Somaliland’ı tanıması Netanyahu’nun Diplomatik
çaresizliğinin sonucudur
Netanyahu’nun geçtiğimiz günlerde Kızıldeniz’i
Aden Körfezi’ne bağlayan kritik deniz ticaret hattının üzerinde olan Somaliland’ı
tanıma fikri, sinsi ve -ileriye dönük- kaos üreten aklın ortaya attığı ve
Netanyahu’nun kulağına üflediği çok tehlikeli bir projenin sponsorlarından
geldi. Bu projenin ana sponsoru tabi ki CIA
ile yoğun bir kaos müzakereleri
yapan MOSSAD’ın önemli aktörlerinden biriydi.
Konuya girmeden önce, gündeme gelene kadar adını çok az duyduğumuz Somaliland'ın kuruluşunun kısa bir özetini yapalım ilk olarak..
1960’larda gerek İngiliz Somalisi gerekse İtalyan Somalisi
ardı ardına bağımsızlıklarını ilan edip sömürgeleşmekten kısmen kurtulmuşlardı..
Bu iki bölge daha sonra Somali Cumhuriyeti adı altında birleşmiş ancak bugün
Somaliland dediğimiz Kuzey’de kalanlar,tüm gücün ve otoritenin Güney’de
toplandığını iddia ederek rahatsızlıklarını dile getirmişlerdi.
Bu rahatsızlıklara Güney’in kayıtsız kalması, hatta Siad
Barre döneminde bu halka ve buradaki yönetime alabildiğince baskı yapılması bu
halkın başkaldırmasına nede oldu.
Uygulanan yanlış stratejiler, mesela başta bölgenin büyük şehirlerinden olan Burao’nun
ağır bombardımana tutulması sonraki
dönemlerde Kuzeyin Güney’ olan düşmanlığını perçinleştirdi.
Yıl 1991’i gösterdiğinde 1960’lardaki Somali Birliği’ni lağvettiklerini
ilan ettiler ve Burao'da Somaliland Cumhuriyeti'ni yeniden kurduklarını
ilan ettiler.
Ne hikmetse yeni kuran Somaliland gayet istikrarlı bir süreç
yürütürken Güney’de kalan Somali ağır bedelleri olan iç savaşlara sürüklendi.
Ama tabi Somaliland, 1991'den itibaren uluslararası alanda resmi olarak hiçbir
devlet tarafından tanınmayan "de facto" bir devlet olarak kaldı.
Peki Güney’de kalan Somali neden devamlı surette iç savaşlarla
boğuştu?
Cevabı gayet basit: Devasa petrol ve doğalgaz rezervleri..
Peki Somaliland’da ne vardı?
Orda da Trump’ın çok değer verdiği değerli, nadir elementler..
CIA’nın MOSSAD’ı kulağına üflediği şey buydu..Ama MOSSAD’ın
Netanyahu’nun kulağına fısıldadığı ise bunun yanında bu bölgenin stratejik
önemi ve Güney’de etkili olan Türkiye gibi rakip devletlerin etkisinin
kırılmasıydı.
İşin Netanyahu kısmına bakacak olursak..
Netanyahu bu tanımayla Somali Devleti’yle bağları koparıp
Somaliland’ı tıpkı 1960’larda olduğu gibi Mogadişu (Somali’nin başkenti)
hükümetinin üzerine salmak ve nihayetinde 1980’lerin sonundaki gibi uzun süren
bir iç savaş başlatmak. Tabi o dönemlerden farklı olarak Somaliland’a modern
askeri destek vererek Smaliland’ın Somali’nin tamamını kontrol altına almasını sağlamak.
Tabi ileriye dönük böyle bir stratejiye Husilerin yanında Türkiye,Katar,BAE ve hatta Çin nasıl bir önlem alır bunu
zaman gösterecektir.
İsrail başarılı olursa Netanyahu’nun “büyük İsrail”
projesinde önemli bir adım atılmış olacak;yok eğer başarılı olamazsa Birleşmiş
Milletler ve Afrika Birliği tarafından tanınmayan bir yapıyı siyasi çıkarlar
uğruna tanıdığı için bir kez daha "uluslararası normları hiçe sayan bir
aktör" konumuna düşürecektir. Tabi İsrail’in böyle bir aktör olmaktan keyif
aldığını da belirtmekte fayda var.
Uluslararası strateji uzmanları Netanyahu’nun bu
stratejisinin fiyaskoyla sonuçlanacağını ön görüyorlar. Ve böyle bir yol
izlemesinin nedenini onun “diplomatik çaresizliğinin bir sonucu” olarak yorumluyorlar.
Netanyahu’nun, iktidarını elinde tutmak ve Trump’ın Gazze
ile ilgili çıkarına aykırı bazı dayatmaların telafisi için böyle bir adım attığını,
tutarsa (ki kısa vadede tutması gerekir işine yaraması için) “Bay Güvenlik” lakabına
“Büyük önder” lakabını da ekleyeceğini ve böylece bu girişimin hem iç siyasette
hem dış siyasette popülaritesini arttırmasına yardımcı olacağını biliyoruz.
Peki ya tutmazsa?
İşte o zaman İsrail’in dostlarının sayısı sabit kalacak ve
düşmanlarının sayısı artacaktır. Zaten Türkiye,Mısır ve diğer ülkeler Somali’nin
bütünlüğünü kırmızı çizgi olarak belirlemişlerdi. Buna henüz çizgi belirlemeyen
ama ticaret gemileri Aden körfezinden geçirmek isteyen diğer ülkeleri de
eklerseniz işte düşmanlarının sayısının aratacağını tahmin edebilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder