Maduro nasıl kaçırıldı..
Maduro nasıl kaçırıldı..
Dünya devletleri Venezuela lideri Maduro’nun ülkesinde ve
başkentinde evinden alınarak kaçırılan haydutluk karşısında oldukça oldukça
şaşkın ve tabi ki şokta.
Daha önce Amerika 1989’da “Operation Just Cause” denilen bir
operasyonla Panama lideri Manuel Noriega’yı kaçırdığında Maduro’ya atfedilen
suçlamaların aynısı üzerine yapıştırılmıştı. Zaten bu gün internet sitelerinde
yapılan araştırmalarda kendisi için “uyuşturucu baronu” ifadesi er alır.
Muhtemelen Maduro için de aynı şey yapılacak ve Wipikedia’da kendisi için “uyuşturucu
baronu” ifadesi kullanılacaktır.
O dönemde Amerikan ordusundaki teknolojik gelişme elbette bugünkü
kadar gelişmiş değildi. O nedenle Noriega Amerika’nın haydutluğu karşısında
kaçmayı başarmış ve Vatikan’a bağlı Panama’daki Papalık Elçiliği’ne sığınmış
ancak Amerikan ordusunun burayı kuşatması ve günlerce psikolojik baskı yapması
(yüksek sesle müzikler, baskı ve izolasyonlar) neticesinde teslim olmak zorunda kalmıştı.
Ama ne Amerikan tarihinde ne de dünya tarihinin genelinde egemen
bir devletin bir başkanının evinden uyuduğu zamanda eşiyle birlikte
kaçırılmasına ilk kez tanık oluyoruz. Tabi bunda teknolojik imkânların barbarca
kullanılması etkili olmuştur.
Maduro’nun nasıl yakalandığına dair videolar yayınlanmış değil
ancak böyle bir operasyonun daha doğrusu işgalin nasıl gerçekleştiğine dair
bilgileri istihbaratta görev almış ve emekli olmuş istihbarat uzmanlarından öğrenebiliyoruz.
Merak edip çeşitli istihbarat uzmanlarının farklı yorumlarına baktığımda şöyle
bir senaryo üzerinde durulduğunu görüyorum:
Uzmanlar Donald Trump'ın "47 saniye" ifadesine
dikkat çekiyor. Bu süre
içinde bir sığınak kapısını havaya uçurmak çok önemlidir.
Bir MOSSAD uzmanına göre;
“Konutun pencerelerinin
dışında Tomahawk füzeleri patlarken ve Delta helikopterleri daireler çizerek
uçarken, Xaver X-ray radarları sayesinde güvenlik görevlilerinin hareketleri
duvarların içinden gerçek zamanlı olarak takip ediliyordu.
Maduro uyurken, özel kuvvetler GPNVG-18
gece görüş dürbünleriyle onun termal silüetini gördü ve siber birimler La
Casona sarayının elektronik kilitlerini önceden bloke etti.”
Bu aşamada her devlet için farklı olarak algılanan ancak Amerika
için “Nuclear Football” olarak da algılanan “Siyah Çanta Protokolü” devreye
girdi ve tek hedef Maduro’nun evi ve hatta yattığı odasıydı.
Mossad uzamanın anlatımına yer
vermeye devam edelim:
“Kulaklıklar ("beyaz
gürültü" ile) Maduro'yu zaman ve mekândan mahrum bırakmıştı. Neler olup
bittiğini anlamıyor, hiçbir ses duymuyor, hiçbir şey görmüyordu. Göğsüne bir
can yeleği asılıydı. Helikopterler suyun üzerinden alçaktan uçuyordu ve eğer
vurulurlarsa, Delta kuvvetleri devrik cumhurbaşkanını, ya da en azından
cesedini, alıp götürmek için "ikinci bir şansa" sahip olacaktı.
Pipetli bir su şişesi tutmak insani
bir jest değildi; maskeyi çıkarmadan susuz kalmamak için bir yoldu ve aynı
zamanda "tutunacak bir şeyin var" gibi duyusal bir güvence
sağlıyordu. Eski lider, gelecekteki bir yargılama için değerli bir yük, bir
eşya haline geldi.
Hatta Nike Tech Fleece eşofman takımı
(alaycı bir şekilde "Sadece Yap!" sloganını hatırlatarak) bile
kişisel kimliğinden arındırma ritüeli haline geldi; Maduro'nun üniforma veya
normal bir takım elbise giymesine izin verilmedi. Sıradan bir suçlu gibi, yatak
odasında giydiği kıyafetlerle sürüklenerek götürüldü.
Herkes Maduro'nun
güneş gözlüğü ve kulaklık taktığı fotoğrafı gördü. Ama bunlar sıradan güneş
gözlükleri değildi. Çevresel görüşü bile engelleyen özel bir askeri vizördü.”
İşte Maduro’nun nasıl kaçırıldığına dair en kuvvetli tahmin buydu.
Maduro’nun tecavüzcülerin ve kripto para dolandırıcılarının
bir arada bulunduğu MDC Brooklyn hapishanesine nakledilmesi, klasik bir siyasi
ve psikolojik operasyondu.
Benzer operasyonlar başka ülke başkanlarına yapılması
olasıdır. Ama Putin için de böyle bir tehlikenin olup olmadığına yönelik bir
araştırma yaptığımda ilginç bir bilgiye karşılaştım ve izninizle o bilgiyi de
aktarmak istiyorum:
Bir Rus güvenlik uzmanına göre
“Rusya Devlet Başkanı'nı kaçırma veya suikast girişiminin
doğrulanması durumunda, saldırgan ülke derhal nükleer bir karşılık alacaktır.
Delta Force mucizevi bir şekilde Novo-Ogaryovo'nun kapısını açarsa, 12 dakika
içinde Amerika Birleşik Devletleri üzerinde yüzlerce nükleer güneş
yükselecektir.
Amerika Birleşik Devletleri, Vladimir Putin'i ne
Rusya'da ne de yurt dışında, kendi halkının arasında bulunduğu veya mutlak
güven protokollerinin koruması altında olduğu yerlerde (Anchorage'da olduğu
gibi) kaçıramaz ”
Evet;Nükleer güce sahip bir ülkenin liderini kaçırmak da
galiba Amerika'yı iki defa düşündürecektir.
Yorumlar
Yorum Gönder