SAVAK’ı kuran Şah’ın oğlu İran halkı için alternatif olabilir mi?
SAVAK’ı kuran
Şah’ın oğlu İran halkı için alternatif olabilir mi?
Bugün İran’da
olup bitenleri, Amerika ve İsrail’in alenen sergiledikleri haydutlukları
yakından takip ediyoruz. Elbette bu tür yapay sokak hareketleri ne ilk ne de
son olacaktır İran için. Ama mesele şu ki İran rejimi yaşanan bu sokak eylemlerinden
ders çıkaracak mı ya da çıkarmaya yönelik bir niyet beyan edecek mi? Bu tabi
rejimin halkını ne ölçüde düşündüğüyle ilgili..
Şu ana kadar halkını
düşünen bir rejim imajı vermediği gibi halkın sofrasından “çalıp” bölgesel güç
olma uğruna milis kuvvetlerine yediren halkından kopuk bir
rejim imajı vermiş durumda..
Bölgesel güç
olma olasılığını neredeyse tamamen yitiren ve beslenecek milis kuvvetleri
neredeyse tamamen biten İran rejimi eğer yüzünü kendi halkına çevirmemeye devam
eder ve halkın vergisini,emeğini yeni yapay milislerine harcamaya devam ederse
bu gün olmasa da yarın, yarın olmasa da başka bir gün yaşanacak olan büyük bir
hak ihtilali il devrilemeye mahkum olacaktır. Bu nedenle rejimin kendini bu
yönde reforme etmesi şart.
Ben bu
yazımda bu gün yaşanan halk hareketinin
haklılığını veya haksızlığını sorgulaama niyetinde değilim. En azından uzun uzun.
Kısaca şunu
söyleyebilirim: Bu halk hareketinin talepleriyle bu hareketin ne yöne everildiğini iyi anlamak lazım. Bu gün eğer
21.Yüzyılın haydutluğuna soyunmuş ve emperyalist arzularını alenen tehditkâr
bir dille fiiliyata geçiren Amerika’nın ve Siyonist emellerini gizlemeyen
İsrail’in açık desteği sunuluyorsa, o hareketin haklılığı veya gidişatı ile
ilgili, bir noktada durmakta ve düşünmekte fayda var.
Üstelik bu
gün bu emperyalistler tarafından halka vaat edilen, dünün despotu Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza
Pehlevi ise bu hareketi gerçekleştirenlerin ve harekete destek verenlerin
niyetlerini sorgulamak bizim değil İran halkının görevidir..
Peki
kendilerine sunulan Pehlevi gerçekten de kuvvetli bir alternatif mi?
İran’ın yeni nesli bilir mi bilmem ama eskiler
sağduyularını kaybetmemişlerse eğer böyle bir sunumun aslında İran için büyük
bir felaketin başlangıcı olacağını çok iyi bilirler.
Evet;devrim
öncesinde Şah’ın ülkesinde kızların başı açık dolaştığını, devrim muhafızları
gibi saçma bir yapılanmanın olmadığını, hatta devrim öncesi İran’ın biraz daha
seküler ve yönü Batı’ya dönük olduğunu da söyleyebilirsiniz ve bunu çok olumlu karşılayabilirsiniz
ama asla bağımsız bir İran’dan bahsedemezsiniz.
O dönem İran’ı
Amerika’nın bölgedeki karakollarından biri durumundaydı ve en önemlisiydi.
Amerika’nın bu ileri karakolu, bölgede Amerika adına tüm pis işleri yapan
görevli gibiydi. Şah’ın sözde Batı’ya dönük yüzü aslında Batı’ya teslimiyetin yüzüydü,
bakışıydı.
Batılı
yorumlar ya da anlatılar genellikle Şah’ı “modern, seküler,Batı müttefiki” ya
da “teokratik yönetime karşı alternatif” olarak dile getirseler de işin aslı esasen
bambaşkaydı.
Batı’nın Şah’a
kurdurduğu aşırı merkeziyetçi devlet yapılanmasını ve bu merkeziyetçiliğin
işlenişi için CIA ve MOSSAD desteğiyle kurulmuş
olan SAVAK’ın, CIA ve MOSSAD işkence yöntemleriyle halkına (muhaliflerine)
kan kusturduğunu göz önüne aldığınızda, İran halkına bu gün vaat edilenin
aslında İran için neden bir felaket olacağına yönelik düşünceme hak verirsiniz.
Şah’ın halk
tarafından sevildiği fikri Batılıların algı yönetiminden başka bir şey değildi.
Her rejimde
rejimi seven elbette bir kesim vardır. Bunlar genelde rejimden faydalanan elitlerdir; büyük şehirlerin elitlerince,
varlıklı Batılılarca, iktidara yakın aileler ve büyük şehirlerin
eğitimli kesimlerince elbette seviliyordu. Ama ne var ki sessiz çoğunluğun
çoğunlukta olduğu kırsal kesimlerde bu sevgi izlerine pek rastlanmıyordu.
Sessiz
çoğunluk o ülkenin gerçek çoğunluğu olmasaydı 1979 Devrimi gerçekleşebilir
miydi?
Tabi ki
hayır..Evet bir çok entrika ve dış güçlerin oyanlarıyla yapılmış bir devrimdi
ama halk desteği olmadan asla öyle kısa sürede başarı sağlanamazdı. Eğer İran
halkının büyük çoğunluğu Şah’ı seviyor olsalardı 1979 Devrimi de
gerçekleşemezdi ya da gerçekleşse de yerleşmesi uzun yıllar alırdı.
İran
tarihinin en çok korkulan ve baskıcı kurumlarından biri olarak kabul edilen
SAVAK’ın öldürdüklerinin çocukları, kardeşleri ya da torunları bu gün İran’da
yaşamaya devam ederken, her 3 kişiden birinin SAVAK ajanı olduğu algısıyla
korkutulan bireylerin çocukları veya kendileri bu gün aynı torapkalrda yaşarken
SAVAK’ın hizmet ettiği Şah’ın oğlununun İran halkına alternatif olarak sunulması
çok da anlamlı değil.
Peki bunu
MOSSAD veya CIA bilmiyor mu? Elbette biliyor;ama kanımca amaç rejimi yok etmek
değil rejimi kör topal hale getirip Ortadoğu’da bölge ülkelerinin dikkatini,
Grönland meselesinde de Avrupa ülkelerinin dikkatini İran’a yönlendirmek olabilir.
Ha tabi Trump bu kadar zekice düşünecek kapasitede biri değil ama Amerika
Devlet aklı bunu düşüecek kapasitededir.
.
Yorumlar
Yorum Gönder