Savaş, Körfez’e Amerika için sadece petrol pompası olmaktan kurtulma fırsatı sunuyor
Savaş, Körfez’e Amerika
için sadece petrol pompası olmaktan kurtulma fırsatı sunuyor
Ortadoğu’nun “bereketsiz” toprakları üzerinde gökdelenler
dikip sınırsız enerji hatlarıyla bir avuç zümrenin karnını doyuran Körfez’in denge
politikası, Amerikan şemsiyesinin tellerinin kopup kendilerine saplanmasıyla
çatırdamaya baladı.
Ülke kaynaklarını on yıllardır kendi çıkarları için kullanan
beyaz fistanlılar kendi güvenliklerini tek bir noktadan temin ediyordu:
Amerikan şemsiyesinde..
Bu şemsiye İran’la yapılan savaşın estirdiği rüzgara karşı
dayanıksız çıktığında da beyaz fistanlı satılmışların ağlama sesleri kimsenin umurunda
olmadı; ve Amerika ile kurulan petrol karşılığı güvenlik denkleminin nasıl çözümsüz
bir denklem olduğunu İran füzeleri onlara anlayacakları dilden anlatıp
hatırlatıverdi. Ve İran füzeleri bu
zümreye “aldatılmışlık” hissinden ziyade “gerçekle yüzleşme” şansı da tanıdı
aslında.
Bu zümre ne bekliyordu ki?
Dünya’da devriye gezmekten yorulan dünyanın jandarması
Amerika’nın onca karmaşık ruh halinin içinde bir de kendilerine yardım
edeceğini mi?
Aslında onca paraları varken giydikleri entariye kadar her şeylerini
Amerika’ya borçlu olan bu zümre bu tür olaylardan ders çıkaracak bir akli yetkinliğe
sahip değil. Anı kurtardıktan sonra kendilerine hediye edilen parmak ucu
terliklerle bir süre sessiz kalmayı yeğleyen zihniyete sahipler.
Çünkü daha önce de kendilerine şemsiye açmayı vaat eden
efendilerin ihanetine defalarca uğramışlardı..
Mesela Suudi Arabistan’ın 2019’da Abkayk ve Hureys petrol
sahalarına Husilerin saldırısı esnasında Amerika’nın onları yalnız bıraktığını
çok iyi biliyorlardı; ve şemsiyenin sadece güneşli günlerde açıldığını da.. Ama
onlar önümüzdeki süreçte de dev saraylarının, yüz milyonlarca dolarlık
yatlarının ve gösterişli yaşam tarzlarının bu güneşli günlerde güvende
olduklarını hissetmekle yetinmeye devam edeceklerdir.
Tabi insanoğlu için umut her zaman vardır. Özellikle bir İran
SİHA’sı veya füzesi tepelerindeyken..
Mesela çekimser umutluluğa kapılacağım birkaç serzeniş:
BAE Devlet Başkanı Danışmanı Enver Muhammed’in “Artık tek
bir büyük güce (ABD) yaslanarak güvenlik inşa edemeyiz, kendi ortaklıklarımızı
çeşitlendirmeliyiz" sözüyle Amerikan tekelini ötelemesi..
Yine bir başka Körfez ülkesi. Suudi Arabistan..
Suudi yetkililerden “Washington sadece kendi çıkarları
doğrudan vurulduğunda hareket ediyor” şeklinde yakınmalar duymak şimdiye kadar
alışılagelmişin dışında açıklamalar.
Özellikle Muhammed bin Selman’ın BRICS'e katılma sürecindeki
bir röportajında “Batı ile bağlarımızı
koparmıyoruz ama dünya artık Batı'dan ibaret değil” sözleri de ağızlarından nadiren çıkan bal
gibi..
Her iki ve ya üç örnek de şunu söylüyor aslında: Amerikan
şemsiyesi yetersiz, yeni çatılar arıyoruz..
Bu savaşta her ne kadar İran füzelerinden nasiplenseler de
bu savaş onlar için büyük bir jeopolitik fırsatı kendilerine sunuyor: Amerikan
tekelinden kurtulmaktan tutun Amerika için sadece petrol pompası olmaktan çıkmaya,
savunma sanayisinin bağımsızlığından ve çok yönlülüğünden tutun ekonomik bağımsızlıda kadar bir çok
fırsat..
Yorumlar
Yorum Gönder