Trump’ı Savaşa Sürükleyen Hegemonya

 

Yahudi ve evanjelik sapkınlığında “Üçüncü tapınağın inşası” kehanetinin gerçekleşmesi önemli yer tutar.

Birincisi Hz. Süleyman tarafından M.Ö. 10. yüzyılda inşa edildi ama  M.Ö. 586’da Babilliler tarafından yıkıldı. İkincisi M.Ö. 516’da inşa edildi ama o da  M.S. 70’te Romalılar tarafından yıkıldı.

Bu sapkınlara göre üçüncüsünün inşası Meshi’in yer yüzüne gelişiyle gerçekleşecek ve İsrail halkının kurtuluşunun habercisi olacak.

Ben genelde dinlerin mitolojik anlatımlarla basitleştirildiğini,insan zihnini körelttiğini ve insana dar bir bakış açısı kazandırdığını düşünenlerdenim. Benim kendi çapımdaki haklılığımın delili de bence bu yaratıkların -21.yüzyılın ortalarında yaklaştığımız bu dönemde bile-  mitolojik ve teolojik sapkınlığıdır.

İşte bu sapıkların dünyanın süper gücünün başında karar alıcılar olarak görüldüğü bir döemde “kıymet savaşı” veya “savaşları”nın yaşanması kaçınılmaz olabilir;ama bu savaşlar hiç de öyle bel bağladıkları kehanetler gibi sonuçlanmayabilir.

Bu sapkın inanca sahip Pete Hegseth gibi radikal hatta Amerikanın Taliban’ı olarak değerlendirdiğim birinin  Amerika gibi güçlü bir devlette karar alıcı konumunda olması dünya halkları açısından talihsiz bir durum oldu.Bu adamın süslü bir tanım olarak bize sunulan “Evajelik”ten öte Yahudi hatta Siyonist hizmekarı olarak birileri tarafından görevlendirildiğinden hiç şüphem yok.

Hegseth’in Savaş öncesi Trump’ı ve ülkeyi,  hayal ettiği saçma sapan teolojik bie kehanetin gerçekleşmesi için bir araç olarak kullanması için büyük çabalar sarf ettiğini okuyoruz,duyuyoruz..

Bu konuda Uluslararası hukukçu Kira Sazonova’nın tespitlerine bir bakalım.

Sazonova bir değerlendirmesinde,  “önde gelen temsilcilerinden biri ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth olan Hristiyan Siyonistlerin İran'la savaş için lobi faaliyetlerinde bulundu” cümlesi aslında savaşın nasıl bir inanç gurubunun keyfi arzuları ile çıktığını gösteriyor.

 Sazonova bu gruptan bahsederken "Bunlar, ABD'de önemli bir nüfuza sahip, oldukça etkili ve ilginç bir grup insan. Bu lobinin Donald Trump'ın dünya görüşünü de etkilediği açık," diyor.

Zaten Trump’ın net bir ideolojik yönü yok;samimice sarıldığı bir inancı da yok.  Onun için inşaat ve inşaatlardan gelecek para önemlidir. Siyaseti ise Amerikalı yazar Fareed Zakaria’nın dediği gibi “Trump’ın kararları, çoğu zaman kısa vadeli iç politik hedefler ve seçim hesaplarıyla şekillenmiştir”

Genel kültürden, tarihten, inançtan, ideolojiden ve bir insanın sahip olması gereken değerlerin tümünden yoksun olan birini yönlendirmek, onu avcunun içine alıp beklediği kehanetlerin gerçekleşmesi için araç olarak kullanmak pekala oldukça kolay; ve Hegseth’in Netanyahu ve Siyonist lobiyle birlikte yaptığı da bu.

Amerika’nın ulusal güvenlik ve askeri operasyonlarında giderek çok daha fazla etkiye sahip olan Hegseth Amerika gücünün kehanetlerin gerçekleşmesi için özellikle Ortadoğu’da gösterilmesi taraftarı olan bir ruh hastası. İran ve Orta Doğu’daki müdahale kararlarında, medya üzerinden kamuoyunu yanlış bilgilerle manipüle ettiğini Amerikan kamuoyu yeni yeni anlamaya başladı. Başlangıçta o kader etkili bir manipülasyon ve ardından o kadar etkili bir algı yaptı ki On binlerce uzakta bir coğrafyada  çocuklarını ölüme göndermeyi sorun yapmayan bir halk kitlesi oluşturmayı başarmıştı..

Anladığım kadarıyla kısa bir dönem de olsa kamuoyunu İsrail veya Siyonistler için ölme konusunda ikna etmeyi başarmış oldukça kabiliyetli, etkileyici biri bu Hegseth. Trump’ın gayri ahlaki ve gayri meşru operasyonlarını meşrulaştırma görevi bun verilmiş anlaşılan.Güçlü Amerikan ordusu ve sert dış politika” sloganını Trump’a hediye eden de bu isim.

Trump’ın, İran’ın bölgesel etkisi ve nükleer programına karşı baskı uygulanması tamamıyla Hegseth’in yönlendirmesiyle gerçekleşti;Trump savaş öncesinde dişlerini gösterdikçe Hegseth, “ABD hegemonya gösteriyor, düşmanı dizginliyoruz” şeklinde cümlelerle Trump’a ara gazı veriyordu.

Trump’ın kadrosunda yer aldıktan sonra “Savunma Bakanlığı” ismini “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirilmesi fikrini ortaya atıp bunu Trump’a kabul ettirmesinden dünyanın nasıl bir belayla karşı karşıya geldiğini alabiliyoruz.

Zaten liderleri etkileyenler aslında danışmanlarından çok medyada sözü geçen ve kitleleri etkileyebilen kişiler olmuştur. İşte Hegseth tam da bu bahsettiğim kişilerden biridir. Elbette direk olarak Trump’a “İran’la savaşalım” dememiştir ama alttan alta, Siyonist lobinin tüm olanaklarını da kullanarak önce kamuoyunu ikna etmiş sonra da başkanı..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zelensky ve Kolomoisky..

Ne ara insanlığınızı kaybettiniz! “Benden Olmayan Herkes Ölsün” Duygusu

Trump’ın Stratejik Başarısızlığı

Münih Güvenlik Raporu: Yıkım sürecine girdik

Kürt Sorunumu Terör Sorunu mu?

Mossad & CIA işbirliği mi?

Trump Kontrolü kaybetti.

Üç harfli İngiliz piyonları: SAS

Avrupa’nın Amerika’ya karşı ortak cephe açması çok mu zor?