Kayıtlar

Kaçırdıkları aktivistleri oraya özellikle götürecekler..

  Kaçırdıkları aktivistleri oraya özellikle götürecekler.. Geçtiğimiz günde yaklaşık 40 gemiden ve 450 kişiden oluşan Sumud Filosu tüm dünyaya insanlığı hatırlatmak adına yola çıkmış ve Gazze ablukasını delmek için canlarını hiçe saymışlardı. Bu insani   girişimin terör devleti tarafından hiç de şaşırmadığımız bir şekilde engellenmesi ve aktivistlerin kaçırılması-genelde “alıkonuldu” gibi barbarlığın modern terimleri kullanılsa da ben kaçırıldı diyorum”- haydut devletten beklenen bir hareketti;beklenmeyen hareket, onlarca devletin vatandaşlarının kendi (devletlerinin)   onurlarını ayakta tutmak adına göze aldıkları bu harekete karşı gösterilen barbarlığa yeteri kadar ses çıkarmamalıydı. Daha da acı olanı ise İsrail’in, dili dini ırkı ne olursa olsun temelde insani   ve vicdani bir noktadan hareket eden bu insanları tüm dünyanın gözünün içine soka soka, kulaklarına bağıra bağıra,   açık açık terörist ilan edip onları Ketziot Hapishanesi'nde bir süre hapsede...

Filistin'e yönelik bu diplomatik tanıma dalgası ve Kissinger'ın “kehaneti.”

  Filistin'e yönelik bu diplomatik tanıma dalgası ve Kissinger'ın “kehaneti.” Amerika ve İsrail dışında koyu bir Siyonist olan Arjantin Devlet Başkanı Javier Miley ve Siyonist uşaklığını yapan ve radikal bir Yahudi kökü olan Macaristan lideri Viktor Orbán el ele verip Trump yalakalığını sürdürürken Avrupa’nın geri kalan ülkelerin-buna savaşta olan Ukrayna da dahil- BM’de Filistin’i tanıdılar;tanımayla kalmayıp bazıları Filistin’le diplomatik ilşkileri başlatacaklarını bildirdiler. Her ne kadar 1967 sınırlarından geriye çok fazla bir şey kalmasa da var olan toprakların devlet olarak tanınması Filistinliler için büyük moral kaynağı olacaktır ve geriye ne  kaldıysa var olanı canla başla savunmaya devam edeceklerdir. Filistin'e yönelik bu diplomatik tanıma dalgasında kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden devletlerin farklı çıkarlarının bir noktada sonuçlanası yani Filistin’i devlet olarak tanıma noktasında nihayet bulması Ortadoğu’da İsrail lehine olan dengeleri te...

Trump’ın pişmanlığı ve kaçtıkları Afganistan’daki Bagram Hava Üssü’nün kıymeti..

  Trump’ın pişmanlığı ve kaçtıkları Afganistan’daki Bagram Hava Üssü’nün kıymeti.. 11 Eylül 2001’de Amerika’da İkiz Kulelerin sözüm ona El Kaide tarafından vurulmasını ve El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in Afganistan’da saklandığını öne sürerek bu bahaneyle Afganistan’a giren Amerika; 50.000’e yakın Afganistan ve Pakistanlı sivilin, 70.000 dolayında Afgan asker ve polisin, 51.000 Taliban mensubunun ve 2.461 ABD askeri olmak üzere toplam 175.000 kadar insanın hayatını yok ettikten sonra (Dolaylı ölümlerin sayısının ise 360 bin olduğu tahmin edilmektedir) eline hiçbir şey ama hiçbir şey geçirmeden 2021’de pılını pırtını toplayı kaçarcasına Afganistan’dan çekilmişti. Amerika sözüm ona Afgaistan’a demokrasi ve insan haklarını getirecekti ama Irak’ta olduğu gibi ölümden başka hiçbir şey getirmediği gibi sözde demokrasi getirmek için harcadığı 83 milyar doları askerî harcama olmak üzere günde 300 milyon dolardan toplam 2 trilyon dolar para çöp olup gitti. Bu da tabi Amerika’nın Vietn...

Siyonist Milyarderlere karşı “Aşırı Sağ”ın Milyarderleri..

  Siyonist Milyarderlere karşı “Aşırı Sağ”ın Milyarderleri.. Kim ne derse desin Siyonistlerin dünya hakimiyetini ellerine geçirmek için tüm vasatları, araçları kendi lehlerine kullanma kabiliyetleri üst düzeyde. “Bunu başka bir millet ya da başka bir toplum da yapamaz mı?” sorusunu duyar gibiyim; tabi ki yapar, hem de alasını. Fakat mesele şu ki Siyonizm’in dışında hiçbir toplum kişisel, toplumsal ve uluslararası ahlak kurallarını hiçe saymak istemez. Bu nedenle Siyonistler dışında dünya hakimiyeti için tüm vasıtaları kullanma kabiliyetine sahip değiller ya da böyle bir çizgide bulunmak istemezler. Zaten Siyonizm’in felsefesi ahlaksızlık ve sapkınlık üzerine inşa edilmiştir. Bu ahlaksızlık ve sapkınlık sadece uluslararası normları hiçe saymakla sınırlı değildir; kişisel   sapkınlıkların, ensest ilişkilerin normal görülmesi ve de   amaca ulaşmak için her kişiyi-çoluğu ve çocuğu, yaşlıyı hastayı- öldürmenin mubah sayıldığı sınırsız bir sapkınlıktan bahsediyorum. Şim...

"İsrail dünya adına canavarlar ve hayvanlarla savaşıyor” diyen Charlie Kirk’ü neredeyse aziz ilan edecekler

  "İsrail dünya adına canavarlar ve hayvanlarla savaşıyor” diyen Charlie Kirk’ü neredeyse   aziz ilan edecekler Tek kurşunla profesyonele öldürülen Amerikalı aktivist Charlie Kirk için Trump "Büyük efsane aramızdan ayrıldı. Herkes, özellikle de ben onu çok severdik. Amerika gençliğinin kalbini ondan daha iyi anlayan veya ona daha iyi dokunan kimse yoktu." Demişti. Kendisi için efsane olabilir. Çünkü onun kazanmasında Kirk’ün etkisi oldukça büyük. Hatta İsrail için de efsane olabilir. Çünkü İsrail politikalarını canla başla savunan –her ne kadar zamanla ufak ufak eleştiriler yöneltse de bu eleştiriler Filistin politikasına yönelik değil Netanyahu’nun stratejileri üzerineydi- biriydi ve onun içindir ki Trump, Netanyahu ve Ben-Gvir’in duasını hak etti. Tabi Trump dua etmekle kalmadı; Kendisine en yüksek Amerikan nişanı olan Özgürlük Madalyası vereceğini ilan etti ve onu "neslinin devi" olarak nitelendirdi, Amerikan bayrağının yas nedeniyle Amerika genelind...

AB iktidarları siyasi harakiri yapmaya başladı..

  AB iktidarları siyasi harakiri yapmaya başladı.. Avrupalıların Rus korkusu onların başta ekonomi olmak üzere tüm dengelerini alt üst etmiş durumda. Sosyal devlet anlayışını savunma bütçelerini arttırmak adına bir nadasa bırakan Avrupalılar için zor günler geldi ve çattı. Mesela Fransa’nın başkenti Paris’te binlerce kişi(tahmini rakam 250 bin) sokaklarda protestolar düzenledi ve bu protestolarda Fransız polisi alabildiğince pervasız hareket ederek yaklaşık 200 kişiyi göz altına aldı. Protestoları organize edenler kendilerine "Bloquons Tout" hareketi (Her Şeyi Engelle)diyordu.Tıpkı “Sarı yelekliler”gibi. Peki Fransa’da neler oluyordu. Ukrayna savaşı nedeniyle Ukrayna’ya alabildiğine destek veren Fransız hükümeti kendi sonunu hazırladı adeta. Ekonomik anlımda çok ciddi sorunlar yaşamaya başladılar. İhracat rakamları tehlike sınırında olacak kadar durağan. Böyle giderse borçlarını ödeme konusunda ciddi sorunlar yaşayacaklar. Böyle giderlerse 2029 ‘da 100   Milyar Euro b...

İsrail’in Katar’daki hedefi: Halil el Hayya

Resim
  İsrail’in Katar’daki hedefi: Halil el Hayya İsrail’in Katar’ın başkenti DOHA’da Trump ekibinin tertiplediği müzakere görüşmeleri için toplantı halinde bulunan HAMAS yetkililerini hedef alması pervasızlığın artık sınır tanımadığının ve artık dünyada siyasetin değil, BM kanunlarının değil,İnsan haklarının değil;orman kanunlarının geçerli olduğunu bize net bir şekilde gösterdi. İsrail’in, Dünyaya “abi”liğini kanıtlamak isteyen Trump’ın kendi önerisiyle toplanan heyeti hedef alması artık dünyada yasal olan her girişimin önünü tıkamış ve orman kanunlarını yürürlüğe koymuştur. Düşünün;bir süper gücün başkanı toplantı tertip ediyor ve tertip ettiği toplantıyı Siyonistlere bildirip toplantı yapılan mekana baskın yaptırabiliyor. Sadece toplantı yapılan yer değil aynı zamanda Hamas'ın siyasi büro üyelerinin kaldığı konutlar da   vuruluyor. Mazlumların artık kimse güveneceği muamma. Aslında HAMAS yetkililerin Trump ve ekibine güven duymamaları gerekiyordu. Muhtemelen duymamış o...

Gazze Amerika’yı İsrail hegemonyasından kurtarıp dünyayı özgürleştirecektir.

  Gazze   Amerika’yı İsrail hegemonyasından kurtarıp dünyayı özgürleştirecektir. 1897 yılında Basel’de “Birinci Siyonist Kongre”yi düzenleyen Herzl hatıralarında şöyle demişti: “ Basel’de ben Yahudi devletini kurdum. Eğer yüksek sesle söylesem bana bütün dünya güler. Fakat beş sene içinde veya kesin olarak elli sene sonra garantili olarak herkes bunu böylece bilecektir. Bir devletin kurulması, o devleti kurmak isteyen kimselerin iradelerinde mündemiçtir… Toprak sadece maddeden ibarettir. Devlet bir toprağa malik olsa bile, yine de mücerret bir mefhumdur. Kilise devleti vardır, toprağın bulunmaması bir şey ifade etmez. Aksi takdirde Papa’nın saltanatı bahis konusu olamazdı. Basel’de delegeleri tedricen bu devlet moduna hazırladım ve onlara kendilerinin bir ‘Millî Meclis’ olduklarını hissettirdim .” Herzl   bunu söylediğinde henüz ortada bir İsrail Devleti yoktu. Ama aslında o fiziki sınırları belirlenmiş bir devletten ziyade dünyanın her hangi bir yerinde var olarak ...

Teknolojik Feodalizm

  Teknolojik Feodalizm Yapa zekanın geldiği noktaya bakacak olursanız aslıda Ortaçağ’ın modern versiyonuyla karşılştığımızı anlarsınız. Hayatımızı planlamaktan tutudn kazançlarımıza, sosyal ilişkilerimize kadar hayatımızı şekillendiren bir çok olgu   teknolojinin yapay zekalarını   tekelinde bulunduran birkaç “feodal beyin” bizim için çizdikleri sınırlarla gerçekleşiyor. Tabi biz   Latinceden devşirdiğimiz ve adına “Global Dünya” dediğimiz bu küresel alanda geniş bir hareket alanına sahip olduğumuzu düşünüyor olabiliriz;ama gerçek olan aslında “dar alanda kısa paslaşmalar”la hayatımızı devam ettirdiğimizdir. Eğer teknolojinin feodal beyleri tarafından size“nasıl düşünmeniz gerektiğine” yönelik etkileyici örneklerle müdahale ediliyor ve bu müdahalenin sonucunda da yolunuzun sonu   dönüp dolaşıp onların dayattığı fikirlere çıkıyorsa hiç de geniş bir alanda hayat sürdüğünüzü düşünmeyin. Bu gü nün teknolojinin feodal beyleri diyebileceğimiz Musk, Zuckerberg, ...

"Anlaşma olmadığı sürece anlaşma da yoktur"

  "Anlaşma olmadığı sürece anlaşma da yoktur" Tüm dünyanın merakla beklediği   Alaska görüşmesi tüm dünyanın hayal kırklığıyla sonuçlanmıştı,daha doğrusu sonuçlanamamıştı. Avrupalı liderler ve Zelenski, Trump’ı Putin’in oyununa gelmemesi yönünde sık sık uyarsa d görüşme öncesinde   -eğer oyuna gelmekse- Trump bu oyunu gelmiş görünüyor. Bunu, toplantı sonrası yüz ifadesinden, mutsuz mimiklerden velhasıl vücut dilinden pekala anlayabildik. Çünkü Putin, Trump’a görüşmeden çok değil birkaç saat önce, haftalarca tekrarladığı “derhal ateşkes sağlanmalı” söyleminin üstüne buz gibi soğuk su içirdi. Bu “soğuk su”ya da bir isim verdi: Barış görüşmesi.. Evet;Putin ara adımları atlayarak kapsamlı bir barış anlaşması tavsiyesini Trump’a kabul ettirerek-hem de hiçbir ara karar aldırmadan- kendini zeki zanneden Trump’a şah çekti ve Trump piyonlarını harekete geçirmek için alelacele Avrupalı “dostlarıyla” irtibata geçme gereği duydu. Üstelik Putin bu görüşmede  Ukrayna'nın...

Putin Trump’ı “aptal” yerine koyamayacak;ama..

  Putin Trump’ı “aptal” yerine koyamayacak; ama.. Dış politikaya ilgi gösteren her kes Putin’le Trump arasında yapılacak ‘Alaska görüşmeleri’ni bekliyor. “Görüşmeler” diyorum çünkü yarın saat 22.00 gibi gerçekleşecek   görüşme   zannımca bir dizi görüşmelerin başlangıcı olacak. Nobel’e aday olmayı kafaya koymuş olan Trump’ın bu hamlesi dünya barışı açısından olumlu ancak ortada bir sorun var;Ukrayna ve taraf ülkelerinin bu görüşmeye katılmayacak olması.. Her ne kadar Trump ilk görüşmede bir anlaşmaya varılırsa ateşkes için Ukrayna’yı davet edeceğim dese de   imzaya kalan nihai belgeyi oluşturmak içen Ukrayna’nın hangi toprağını satacağı belli değil. Avrupalılar   “Trump Putin’in tuzağına düşmemeli” diye feryat etse de Putin’in Trump için “Amerikan liderinin Ukrayna'da barışa yönelik "oldukça enerjik ve samimi çabalar gösterdiğine inanıyorum” ifadelerini kullanması her şeyin şimdilik Putin için yolunda gittiğini gösteriyor;ve anlaşılan Avrupalıların ferya...

Putin Kafkasya’daki etkinliğini kaybediyor

  Putin Kafkasya’daki etkinliğini kaybediyor Karabağ savaşı başladığında Rus tarafı “Türkiye, açıkça Azerbaycan'ı destekliyor, bunu biliyoruz ancak bu bizim Ermenistan'ı Azerbaycan karşısında desteklediğimiz anlamına gelmiyor, durum böyle değil. Biz adil bir çözüm, ateşkes, çatışmaların son bulması ve her iki ülkenin bu gerginliği durdurmasını destekliyoruz” diyerek savaşta Ermenistan’ın yardım çağrısına cevap vermemiş ve tarafsız bir tutum izlemişti. Tabi bu durumda Azerbaycan Türk silahlarıyla Karabağ’ı almayı başardı. Halbuki bundan 5-6 yıl önce Ermenistan Başbakanı Serj Sarkisyan Rusya ile olan ilişkileri için “Ermeni-Rus stratejik ilişkileri, siyasi diyaloğumuzu güçlendiren yüksek düzeyde bir karşılıklı güvene dayanıyor.” Demişti.   Bu güven nedeniyle olacak ki Ermenistan ekonomisini büyük ölçüde Rusya’ya dayandırdı. Ermeni internet sitesi EVN Report, bir makalede Ermenistan’ın birçok stratejik alanda Rusya’ya ne kadar bağımlı olduğu tüm çıplaklığıyla belirtilmişti....

Siyonizm Uluslararası arenada yalnızlaştırılıyor mu?

  Siyonizm Uluslararası arenada yalnızlaştırılıyor mu? Ben 7 Ekim Aksa Tufanı harekatını “şartların olgunlaşmamasını, İslam dünyasının içinde bulunduğu ayrılıkçı durumu ve Batılı devletlerin İsrail’e olan sınırsız desteğini” göz önünde bulundurarak zamansız ve sonuçsuz kalacağını endişeli olarak düşünenlerdendim. Bu düşüncem aslında kısmen devam etse de yine de düşüncemin büyük ölçüde yersiz bir endişe olduğunu görmek açıkçası beni   buruk da olsa sevindiriyor; kurulduğundan beri İsrail’ en çok destek veren ülkelerin bir bir Filistin’i tanıyacaklarını söylemeleri ve “iki devletli çözüm” için gündem oluşturmaları bu buruk sevincimin nedenidir. 7 Ekim için kimlerin-Netanyahu, İran veya HAMAS- ne hesaplar yaptığı artık çok önemli değil. Önemli olan bu hesapların böyle giderse iyi bir yöne eviriliyor olması. Önce Fransa, sonra Kanada ve İngiltere.. İsrail’in giderek yalnızlaştığını gösteren en somut örneklerden biri, bu devletlerin birer birer Filistin’i   tanıyacakla...