Kayıtlar

Münih Güvenlik Raporu: Yıkım sürecine girdik

  Münih Güvenlik Raporu: Yıkım sürecine girdik Soğuk Savaş’tan sonra Amerika’nın kurduğu “liberal uluslararası düzen” galiba artık kurucusuna ihanet etmeye başladı.   Almanya Başbakanı küresel düzenin "artık mevcut olmadığını"  söylerken 2023’lerde “Avrupa, ABD ile müttefiktir ama vassal değildir ” diyen Macron’un Amerika’ya karşı mesafeli duruşları icraatlara yansımış durumda. Amerika ile stratejik müttefik olarak kalmaya devam etme fikrinde olan Meloni bile yavaş yavaş Macronu’un “üçüncü kutup Avrupa olmalıdır ”fikrine göz kırpmaya başladığını görüyoruz. Liberal düzenin kurucusu olan Amerika’nın, liberal düşüncelerin bir ürünü olan AB’nin bu tercihlerinden alınmasına hiç gerek yok;neticede kendi ürünü. Bu tercihe bir de Çin ziyaretlerini eklersek Amerikanvari liberal düzenin çat çat çatırdamaya başladığını görürüz. Buna Doların dünyanın rezerv parsı olma konumunu kaybetmeye başlaması da eklenirse   işte o zaman Dünyanın jandarmasının botlarının tabanlarında d...

Barışçıl Sloganlarla Gelip Gücün Kendisine Verdiği Yetkiyi Kullanan Liderler

  Barışçıl Sloganlarla Gelip Gücün Kendisine Verdiği Yetkiyi Kullanan Liderler “Barış” ve “müzakere” kavramlarını siyasi slogan olarak kullanmak siyasal söylemin/siyaseten popülerlik kazanmanın güçlü aracı olageldi siyasette. Ama albenisi olan bu sloganların her zaman da barışçıl sonuçlar doğurduğunu söylemek zor; hatta Özellikle Dünya tarihinin son 200 yılını baz aldığımızda bu sloganları kullananların genelde ya bir savaşa ya bir gaspa ya bir katliama ya da bir soykırıma imza attıklarını görüyoruz. Mesela 1930’larda Almanya için “barış”, “istikrar” sloganının yanında “Versailles’ın adaletsizliğinin düzeltilmesi” gibi adalet içerikli cümlelere çok sık yer vermiş olan Hitlerin Dünyayı getirdiği noktayı hepimiz biliyoruz;yine “istikrar ve toplumsal barış” sloganını kullanan Benito Mussollini’nin İtalyan halkına çektirdiklerini de Sovyetlerin ilk velideri Lenin’in “ekmek, barış ve toprak” sloganı sonrası “Kızıl terör”ünü estirmesi de meseleye örnek olarak gösterilebilir. Slob...

Avrupa’nın 80 yıllık “stratejik temebelliği”nin faturası ağır olacak..

  Avrupa’nın  80  yıllık “stratejik temebelliği”nin faturası ağır olacak.. “Avrupa Birliği, ekonomik, sosyal ve diplomatik alanlarda artık bir güç aracı değil, bir boyun eğme aracıdır” demişti Fransız tarihçi Benoît Bréville. Bu analiz   son dönem de Avrupa’nın geldiği noktanın özetidir aslında; Amerika’nın hegamonik gücü karşısında Avrupa’nın acizliğini dile getiren oldukça anlamlı bir analiz. Soğuk savaş döneminde akıllıca (kendi menfaatleri açısından) bir politika yürüten Amerika’nın gerçek hedefi asla Sovyetler olmamıştı. Sovyetler Birliği Amerika için Avrupa’yı askeri şemsiyesi altına almanın bir aracıydı sadece. Yaklaşık 80 yıllık bir politikanın meyvelerini toplayan Amerika,Trump öneminde   bu meyveleri soğuk hava deposundan çıkartıp Avrupa’nın gözüne sokmaya başladı. Bu Avrupa açısıdan oldukça dramatik bir durum. Soğuk Savaş döneminde parasız kalan Avrupa’ya Marshall Planı çerçevesinde sözüm ona yardım eli uzatan Amerika, o dönemde “Biz parayı or...

Trump’ın İran’a olası saldırma motivasyonlarından en önemlisi: Zengezur Koridoro

  Trump’ın İran’a olası saldırma motivasyonlarından en önemlisi: Zengezur Koridoro Amerika "Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası" veya Zengezur Koridoru ile Rusya ve İran tam anlamıyla (enerji ve ikmal açısından) kıskaç altına alınmaya çalışılıyor. Bu günlerde Trump'ın yardımcısı Vance, Azerbaycan’a gidip yeni anlaşmalar imzaladı.Ordana da Ermenistan’a uğradı. Buralara boş gitmedi tabi; yüksek teknolojili bir işlemciye sahip   NVIDIA çipli süper bilgisayarlar, yapay zeka sistemleri tedariki, nükleer enerji alanında iş birliği ve Ermenistan'a insansız hava araçları ve "hava savunma sistemleri" tedariki gibi bir çok alanda “hediye” denilecek anlaşma içeren dosyalarını da beraberinde götürdü. Azerbaycan’a ayrıca 175 milyon dolar da para akıttı. Bu para Zengezur Koridoru yatırımları için kullanılacaktı. Hepimizin bildiği gibi Trump’ın amacı İran ve Rusya’yı kıskaca almak.. Bu koridorun mantığında Orta Asya ve Hazar enerji kaynakları ile ticareti İran...

MOSSAD’ın Gayrı Resmi Şantajcı İstihbarat Operatörü: Epstein

  MOSSAD’ın Gayrı Resmi Şantajcı İstihbarat Operatörü: Epstein Gücün, paranın ve de siyasetin en karanlık noktada kesiştiği modern tarihin en büyük   sapık   ve istismar ağına ne yazık ki şahit olduk. Epstien’in ölüp ölmediğini bilemem (ama yine de   ben böyle nüfuzlu birinin öldüğüne   inananlardan değilim. Zira gardiyanların ne hikmetse o gece uyuya kalması,hiç olmayan kamera arızasının ne hikmetse o gece yaşanmasının yanı sıra Prens Andrew, Bill Clinton, Stephen Hawking, Trump, Bill Gates gibi dünyanın en güçlü adamlarının yakın dostu olması ve bunların kamera kayıtlarını elinde bulunduran birinin ölmüş olabileceği ihtimalini çok zayıf bulanlardanım.) ama geride modern ve belki de tüm insanlık tarihinin   sapkın   halkaların birleştiği bir “saadet zinciri” bıraktığı kesin. Böyle sapkın bir zincirin en baştaki halkasının,yani Epstien’in onur,namus veya vicdani sorumlulukla hareket edip kendini asmış olması çok da olası bir durum değil. On yılla...

2026 Yılı Dünya Savaşı yılı olur mu?

  Ne kadar çok silah üretilir ve satılırsa o silahların kullanılma ihtimalini o kadar yükseltir. 2026 Yılı Dünya Savaşı yılı olur mu? Bu günlerde yatıp kalkıp Amerika’nın İran’ı vuracağı, eğer vurursa savaşın bölgeye yayılmasının ihtimallerini konuşuyor ve analizlerde bulunuyoruz. Aslında bu yılın ilk ayında yaşanan ve görülen hırslar geçtiğimiz yılı aratacak bir takım gelişmelerin habercisi sayılabilir. Her ne kadar bazı analistlere göre bu yıl “polikriz” denilen birden fazla krizlerin aynı anda yaşanıp büyük bir kaotik dönem olacağını ön görseler de politik atraksiyonlar ve silahlanmalar bu yılın sadece “polikriz”le sınırlı kalmayacağı ihtimalini düşündürüyor. Mesela;Rusya'nın Ukrayna'daki ilerleyişi, durdurulamayışı   ve NATO sınırındaki hibrit tehditleri,Amerika’nın Netanyahu’nun telkiniyle eninde sonunda bir şekilde İran’a saldırma olasılığı, Çin’in Tayvan üzerinde gittikçe artan baskısı ve bu durumun Amerikalıları hareketlendirmesi, uzmanların "jeo-ekonomik...

Trump’ın gerçekte istediği nedir?

  Bir yerde petrol varsa oraya “demokrasinin” götürülmesi an meselesidir Trump’ın gerçekte istediği nedir? Bu aralar Trump’ın siyasi vandallığının saldırılarla ve baskınlarla sonuçlandığı ve hiçbir kurala tabi olmadan tüm bölgelerde sergilediği eşkıyalıkları çaresizce izliyor ve takip ediyoruz. İlk döneminde “önce Amerika” diye meydanlarda oy toplayı koltuğa oturan Trump bu dönemde de “Önce ben ve Amerika” diyerek sağa sola pervasızca saldırılarda ve tehditlerde bulunuyor ve “beni mutlu edin” diyerek tüm ülkelerden ticari siyasi hatta toprak olarak   tavizler   koparmaktan hiç çekinmiyor. AslındaTrump’ın politika ve susamışlık   olarak diğer Amerika’nın gerçek yöneticilerinin isteklerini yerine getiren diğer Başkanlardan çok farkı olmadığını, ama uygulamaya baktığınızda diğerlerine göre kapalı kapılar arkasında değil direk ekranlarda, dünya kamuoyunun önünde hesap yapan ve gizli ajandaları yüzeye çıkaran biri olarak diğer Başkanlardan farklı bir yönünün olduğ...

Suriye Kürtleri Ve 13 sayılı Kararname..

  Suriye Kürtleri Ve 13 sayılı Kararname.. Hepimiz Esad dönemi Suriye’sinde Kürtlere vatandaşlık haklarının verilmediğini duyarız, biliriz. Evet; 1962 yılında Haseke’de olağanüstü nüfus sayımı yapılmış ve o sayımda on binlerce Kürt, çeşitli gerekçelerle Suriye vatandaşı olarak kaydedilmemiştir. Sayım sonucunda da Kürtler üç gruba ayrılmıştır:   Vatandaş olanlar,   “Ajanib” (yabancı) olarak kaydedilenler,   Hiçbir kaydı olmayan “maktumin”ler. Sonuncusu çoğunlukta.. Yani Maktuminler..Yani resmî olarak “yok sayılan”, yani hiçbir nüfus kaydı bulunmayan kişiler;kimlik kartı alamazlar,okula resmî olarak kayıt yaptıramazlar,ev, arsa, araba satın alamazlar, resmi olarak evlenemez,seyahat edemezler,sağlık ve sosyal hizmetlerden yararlanamazlar vs vs.. Hafız Esad bu uygulamayı daha keskin bir şekilde devam ettirmiş ve kurumsallaşmıştır. Vatandaşlık hakkından mahrum bırakılan Kürtler;  r esmî kimlik belgesi alamamış, mülk edinme, seyahat, eğitim ve sağlık...

Avrupa’nın Amerika’ya karşı ortak cephe açması çok mu zor?

  Avrupa’nın Amerika’ya karşı ortak cephe açması çok mu zor? Hepimizin bildiği gibi Amerika Başkanı Trump Grönland konusunda ters düştüğü Avrupa’yı Davos zirvesinde alenen tehdit etti.  Öncesinde Gümrük vergisi ile Avrupa’yı tehdit eden Trump Davos’ta da "Satın almak için derhal müzakerelere başlamalıyız. Hayır derseniz, bunu unutmayacağız."  diyerek tehdidin dozunu arttırdı.  Ancak zaman geçtikçe yapılan görüşmeler tehditlerin dozunu düşürdü ve özellikle NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmeden sonra X hesabında "NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığım çok verimli bir görüşmeye dayanarak, Grönland ve aslında tüm Arktik bölgesiyle ilgili gelecekteki bir anlaşmanın çerçevesini oluşturduk. Bu çözüm, tamamlandığı takdirde, Amerika Birleşik Devletleri ve tüm NATO ülkeleri için mükemmel olacaktır. Bu anlaşmaya dayanarak, 1 Şubat'ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük vergilerini uygulamayacağım." mesajını paylaşarak gümrük vergilerinde bir artışı...

1556'da Çin'i vuran deprem ve saplantılı İmparator Jiajing

  1556'da Çin'i vuran deprem ve saplantılı   İmparator Jiajing Ocak 1556'da Çin'i vuran deprem, tarihin en ölümcül depremi olarak kabul edilir. Tabi   bu felaket yılını yazılı olarak tarihte çok okuyamıyoruz. Bunun sebebini henüz bilen yok..Kayıtlar var ama kayıtları arşivlerden çıkarıp felaketin sonuçlarını olduğu gibi yazan yok..Ama yine de görgü tanıklarının anlattıkları, anlattıklarının sonraki nesile aktardıkları şeklinde gelen bilgiler var ve bu bilgilere göre tarihin en dramatik yılını yaşamış Çin..Yine de bu deprem, sadece Çin tarihinin değil, dünya tarihinin de kaydedilmiş en ölümcül depremi olarak kabul edilir. Bu tarihlerde Çin İmparatorluğunda Çin tarihinin en beceriksiz diye bilinen İmparatoru İmparator Jiajing vardı.   Felaket olduğunda onun yolladığı yardım, yardımın ulaştırılacağı güzergahın onda birini bile tamamlayamadan yok olup gitmişti.  Ming Hanedanlığı'ndan İmparator Jiajing (1521-1576), Çin'in en beceriksiz imparatorları listesinde...

Nörosilahlara dikkat..

  Nörosilahlara dikkat.. Günümüzde teknoloji, insanlık tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlı bir ivmeyle ilerliyor. Ancak bu ilerleme sadece konforumuzu artırmakla kalmıyor; aynı zamanda tehdit sahasını da kökten değiştiriyor. Siber güvenlikten fiziksel savunmaya kadar her alanda yaşanan değişimler insan için çok yönlü tehditleri de beraberinde getiriyor. Bu çok yönlü tehditler haliyle insan psikolojisi üzerinde depresif ve anksiyete bozukluğu gibi onarılması güç sorunlar doğuruyor. Sonra insan, bu sorunlarla baş etmek için yine o “çok yönlü tehdit”lerle insan ruhuna, zihnine saldıranların ürettiği Dopamin ve serotonin seviyelerini alt üst eden ilaçlara muhtaç duruma getiriliyor. Ve kısır bir döngü içinde kendi zihninin yarattığı sorunun ortaya çıkardığı psikolojik bunalımıyla uğraşırken insan, düşüncesini, yorum gücünü, bakış açısını kaybediyor; yani adeta mankurtlaşıyor.. İnsanlık tarihinin büyük bir bölümünde "saldırı aracı" denildiğinde akla fiziksel kuv...

SAVAK’ı kuran Şah’ın oğlu İran halkı için alternatif olabilir mi?

  SAVAK’ı kuran Şah’ın oğlu İran halkı için   alternatif   olabilir mi? Bugün İran’da olup bitenleri, Amerika ve İsrail’in alenen sergiledikleri haydutlukları yakından takip ediyoruz. Elbette bu tür yapay sokak hareketleri ne ilk ne de son olacaktır İran için. Ama mesele şu ki İran rejimi yaşanan bu sokak eylemlerinden ders çıkaracak mı ya da çıkarmaya yönelik bir niyet beyan edecek mi? Bu tabi rejimin halkını ne ölçüde düşündüğüyle ilgili.. Şu ana kadar halkını düşünen bir rejim imajı vermediği gibi halkın sofrasından “çalıp” bölgesel güç olma uğruna     milis kuvvetlerine yediren halkından kopuk bir rejim imajı   vermiş durumda.. Bölgesel güç olma olasılığını neredeyse tamamen yitiren ve beslenecek milis kuvvetleri neredeyse tamamen biten İran rejimi eğer yüzünü kendi halkına çevirmemeye devam eder ve halkın vergisini,emeğini yeni yapay milislerine harcamaya devam ederse bu gün olmasa da yarın, yarın olmasa da başka bir gün yaşanacak olan büyük bir ...